Faizleri Merkez Bankası’nın Belirleyebileceğine Hala İnanıyor musunuz?

Dolar son günlerde iç karartıcı bir hızla yükseliyor. Aşağıdaki yazıyı 24 Kasım 2017’de yazmıştım. Merkez Bankası’nın o günlerde piyasa faizi resmi ağırlıklı fonlama faizini aştığı anda faizleri korkusuzca ayarlaması gerekirdi. Yapamadı. Doların tutulamaz olmasını bekledi. Kredibilitesini tüketti. Dahası faizler düşük tutuluyor diye para reel sektörü de canlandırmadı ki. Kredi Garanti Fonu ile ancak idare ediyoruz … Okumaya devam et Faizleri Merkez Bankası’nın Belirleyebileceğine Hala İnanıyor musunuz?

Kibir, Rehavet, Cehalet ve Dalaletin Dolarla İmtihanı

2018 ile birlikte memleketin başlıca gündemi ekonomi. 2008 küresel finansal krizi sonrası hissedilen ilk titreşimler, 2013’te ABD Merkez Bankası’nın politika değişikliği sinyaliyle çalkantıya dönüşmüştü. 2018 yılı da bu çalkantıların sarsıntı şiddetine yükselerek ekonomide deprem etkisinin gözlemlenmeye başlayacağı geçiş yılı olacak. Peki uzunca yıllar iktidar partisi AKP’nin güçlü yanı olarak dile getirilen ekonomi, nasıl oldu da … Okumaya devam et Kibir, Rehavet, Cehalet ve Dalaletin Dolarla İmtihanı

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir: Ankara

Yukarıdaki fotoğraf, birçoğumuzun zihnimizde Anadolu topraklarında kadim bir medeniyet tarafından inşa edilmiş bir yapıyı çağrıştıyordur. Peki, bu yapının hangi ilimiz sınırları içinde olduğuna dair bir tahminde bulunursak ilk olarak hangi kentleri sıralardınız? Mardin? Sivas? Elazığ? Konya? Eğer ipucu verecek olursam aşağıda fotoğrafa bakmanızı sağlayabilirim. Muhtemelen önemli bir kısmınız, bulunduğu ili tahmin etmiştir. Ancak bir bölümünüz … Okumaya devam et Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir: Ankara

Bir Garip Ekonomik Buhran Beklentisi (4): Nerede Kalmıştık?

2017 Ocak ayında Türkiye’nin ekonomik görünümünü içeren, bu yazı ile aynı isimli bir yazı dizisi yayınlamıştık. Konumuz yıllardan beri süregelen kriz beklentisiydi. Krizin patlama tarihi beklentisinde acelecilik edildiği ve gerekli ön koşulların tamamlanmadığı görüşünde ısrar etmiştik. Bununla birlikte köprüden önceki son çıkışın kaçırıldığını; yıkıcı bir krizin artık kaçınılmaz olduğunu da eklemiştik. İddiamız ise 2018 yıl … Okumaya devam et Bir Garip Ekonomik Buhran Beklentisi (4): Nerede Kalmıştık?

Halkçı Bir CHP Mümkün mü: Britanya İşçi Partisi Deneyimi

Mustafa: Hocam merhaba, Britanya solundaki değişimin bir benzerini CHP başarabilir mi? Murat: 3-4 Şubat tarihlerindeki CHP Kurultayı’nı anımsayalım. Kurultay öncesi, esnası ve sonrasında gözlemlediğimiz heyecansızlık ve umutsuzluk idi. Mevcut durumdan şikayetçi olan birçok insanın beklentisi genel başkan değişikliğiydi. Ancak CHP’nin sorunları yeni bir vitrin yüzü ile aşılabilecek durumda değil; çünkü çok daha derinde. Bu durumun … Okumaya devam et Halkçı Bir CHP Mümkün mü: Britanya İşçi Partisi Deneyimi

Çılgın Kamu Zararı: Kanal İstanbul

“Çılgın proje” Kanal İstanbul’un üzerinde defalarca değişiklik ve spekülasyon yapılan güzergahı sonunda açıklandı ve proje bir kez daha ülke gündemine oturdu. Sosyal medyada elden ele paylaşılan Kanal İstanbul’un Marmara Denizi’nin ekolojik dengesini bozacağını iddia eden bir dizi senaryo var. Su kaynakları mühendisliği alanındaki mesleki tecrübemden kaynaklanan yatkınlıkla bu kara senaryoları olası buluyorum. Ancak daha ötesi … Okumaya devam et Çılgın Kamu Zararı: Kanal İstanbul

Rhetorica Blog’un 1. Yılında “Dostlar Kıraathanesi”

Rhetorica Blog Dostları, “Bu memleket ve bu gezegen yolunu şaşırdı!” tespitinde bulunup bir şeyler yapılmalı diyerek geçtiğimiz yıl bu blogu kurduk. 1 yıl boyunca kötü gidişatın gözlemlenebildiği birçok farklı konuda fikir ürünleri ortaya koyduk. Bozulmanın en kolay gözlemlendiği alanlar olan siyaset ve ekonomiye ağırlık verdik. Bununla birlikte davranış kalıplarımıza nüfuz etmiş bozulmaların günlük hayatımızdaki yansımalarına … Okumaya devam et Rhetorica Blog’un 1. Yılında “Dostlar Kıraathanesi”

Ekonomik Büyüme: Sadece Zenginlere Yarar

1970’li yılların sonunda çok az kişi Reagan ve Thatcher ile yepyeni bir dünyada nefes alacağımızı hayal etmiştir. Bu yeni dünyada solcu aydınlardan sık sık duyduğumuz kadarıyla neo-liberalizmin etkisi altına girmiştik. Peki bu solcu aydınların ısrarla söyledikleri neo-liberal politikalar ne ki? Bu politikaların temelleri 1989 yılında Washington konsensüs ile atılmış; bu politikalara bekçi olarak da iki … Okumaya devam et Ekonomik Büyüme: Sadece Zenginlere Yarar

70’lere Geri Dönüş: Erdoğan’ın “Kerhen MC” Hükumeti

Mustafa: Hocam merhaba, uzun zamandır bu röportajlara ara vermiştik. Murat: En son Akşener’i konuştuk. O günden bugüne oyun değiştirici yeni bir siyasi gelişme olmadı. Mustafa: Zarrab davası ya da Man Adası belgeleri? Murat: Basın özgürlüğü olmadığı müddetçe bu konuların seçmen tercihine etkisinin sınırlı olduğunu gördük. Bunların yerine siyasete çok daha fazla etkisi olacak bir konuyu … Okumaya devam et 70’lere Geri Dönüş: Erdoğan’ın “Kerhen MC” Hükumeti

200 TL’nin Dramı: O Artık Yalnızca 70 TL!

Türk lirasından 6 adet 0’ın henüz yeni atıldığı 2005 yılının “Ağır Abisi”; 200 TL’lik banknot idi. Öyle herkesin cüzdanına girmez; ATM’den çekilmez ve kasiyere uzatıldığında özel ilgi görüp uzun uzun incelenirdi. Paramızdaki 0’lar “Kötü günler mazide kaldı, bir daha geri gelmeyecek.” inancıyla atılmıştı. Ancak umutlar gerçekleşmedi, enflasyon canavarı dirildi ve çok kısa sürede 1 kuruşu … Okumaya devam et 200 TL’nin Dramı: O Artık Yalnızca 70 TL!