Cübbeli Ahmet, Fahri Doktora ve Mekteb-i Mülkiye

Kimi usta yazar; kitaplarında veya tiyatro oyunlarında son sahneyi yoruma açık bırakıp okuyucunun kendi düşüncelerini ve hayal güçlerini kullanmalarını istermiş. Öyle ki Anton Çehov “Yazarın görevi olayları çözmek değil, olayları hakikatle ifade etmektir.” demiş. Örneğin Samuel Beckett başyapıtı Godot’u Beklerken’in sonunu ortada bırakıvermiş ve üstüne ciltlerce felsefe kitabı yazılmış. Usta bir yazar olmasam da birbirinden bağımsız yedi farklı kısa paragrafı sizlere aktarıp sonunu yine sizlere bırakacağım. Böylece hem hikayelerin sonunun nereye vardığına karar vermek hem de yazarın usta olmadan neden böyle bir üslubu seçme cüretinde bulunduğuna kanaat getirmek siz okuyuculara kalmış olacak.

“Cübbeli” lakabı, henüz ilkokul yaşlarındayken bu kıyafeti sevip giymesinden ötürü kendisine verilmiş. Cübbeli Ahmet, aile imkanları kendisini özel okulda dahi okutabilecek düzeyde (1970’ler Türkiye’si) olmasına rağmen ortaokula devam etmeyip öğrenim hayatına kendi isteğiyle erkenden veda etmiş. Hiçbir fen ve sosyal bilimle ilgilenmeyip; tarikatı içerisinde dini eğitime tabi tutulmuş. Buna rağmen çevresi tarafından kendisine “Hoca” unvanı zaman içerisinde verilmiş. 1999 Marmara depreminde ölen insanların talihsiz kaderlerini ahlaksızlıklarına bağlayan sözlerinden sonra yalnızca cemaatinin değil hepimizin tanıdığı bir kişi oldu. Hiçbir zaman akşam saatlerini bilim insanlarına ayırmayan ulusal kanallar; rating amaçlı saatlerce kendisini konuk olarak ağırlayıp bilgisinden faydalanmamızı sağladılar. Tek eşlilik kanuni ve ahlaki bir zorunluluk iken iki eşli yaşamasını ve isminin insan ticareti ve fuhuşla iç içe anılıp uzun süre hapiste tutulmasını görmezden gelerek; özel hayata ilişkin konularda kendisine danışmaya başladık. En son satranç oynamak üzerine verdiği satrancın (şans unsuru yok) tavladan (şans unsuru var) ve hatta kumardan (şans unsuru çok daha fazla var) daha haram olduğu fetvası ile kendisine internette yoğun ilgi gösterdik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan mütevazı bir aileden gelmesine rağmen İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde eğitimini tamamladı. Üniversitede istediği bölüme yerleşebilmek amacıyla fark derslerini başarıyla verip Eyüp Lisesi’nden ikinci lise diplomasını aldı. Yüksek öğrenimini ise bugünkü Marmara Üniversitesi’nde tamamladı. Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde sahip olduğu diplomanın kanunda belirtilen 4 yıllık yüksek öğretimin karşılığı olmadığı iddia edildi fakat 2014 yılında seçilerek görevine başladı. Erdoğan hem başbakanlık hem de cumhurbaşkanlığı görevlerindeyken birçok öğretim kurumundan “fahri doktora” unvanı aldı. Kendisinin kurduğu ve kendi isminin verildiği üniversiteden dahi fahri doktora unvanını alan Erdoğan’ın toplam 44 diploması bulunuyor. Başbakanlığının ilk dönemlerinde Irak tezkeresine verdiği destekle birlikte başlayan ve uzun süre devam eden ABD ile yakın ilişkilerine rağmen; Batı’nın itibarlı üniversiteleri tarafından kendisine henüz hiçbir fahri doktora sunulmadı.

Aile reisi profesör olan ve varlıklı bir aileden gelen Bülent Ecevit, lise öğrenimini Robert Koleji’nde tamamladı. Ankara Hukuk ve Dil, Tarih ve Coğrafya fakültelerinde yüksek öğrenimine kaydolsa da tamamlamadı. Londra’da çalışma hayatına başlayan Ecevit, burada SOAS üniversitesinde tekrar öğrenimine başlasa da tamamlamamayı bir kez daha tercih etti. En son ABD’de Harvard Üniversitesi’nde sosyal psikoloji üzerine öğrenim gördü; fakat tüm bu girişimlerinin sonucunda 4 yıllık üniversite diploması sahibi olmadı. Koalisyon hükümetinin başbakanlığını yaptığı sırada görev süresi 2000 yılında dolan Cumhurbaşkanı Demirel’in yerine ismi önerildi. Yükseköğretim şartına neden olan cumhurbaşkanlığı kanununun kendisi için özel olarak değiştirilmesine taraftar olmayarak başbakanlık görevine devam etti. 1980’lerin sonlarından itibaren birçok koalisyon hükümeti tarafından plansız ve popülist bir şekilde yönetilen Türkiye ekonomisi 2001 Şubat ayında havlu atınca; krizin bütün sorumluluğu üstüne kaldı. Kendisine başbakanlık binası önünde protesto amaçlı yazarkasa atıldı ve takip eden ilk seçimde başarısız olarak siyasi kariyeri sona erdi.

Rabindranath Tagore, Hindistan’ın Bengal bölgesinde yaşayan varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Birçok Hint zengini gibi Londra’ya hukuk öğrenimi için gönderildi fakat eğitimini tamamlamadı. Edebiyata meraklı olan Tagore, özellikle şiirde çok yetenekliydi. Bu yeteneği 1913 yılında “Nobel Edebiyat Ödülü” ile şereflendirildi. Bu ödülü alan ilk Avrupalı olmayan yazar oldu ve bu başarı ancak 1945 yılında Şili asıllı bir başka yazar tarafından tekrar edilebildi. 1921 yılında Hindistan’a dönerek Nobel ödülünden kazandığı para ile Visva-Bharati Üniversitesi’ni kurdu. 2000 yılında henüz 16 yaşındayken Tagore’nin şiirlerini Türkçeye çevirmeye başlayan Bülent Ecevit’e üniversite fahri doktora vermeye karar verdi. Bu fahri doktora Bülent Ecevit’in hayatındaki tek yüksek öğretim diploması oldu.

Mekteb-i Mülkiye; Osmanlı İmparatorluğu’nda sivil bürokrasinin geliştirilmesi amacıyla Sultan Abdülmecid’in buyruğu ile 1859 yılında İstanbul’da kuruldu. Etkisi beklenenden büyük oldu ve Osmanlı’nın son yıllarında birçok kaymakamlık makamı Mülkiye eğitiminden geçmiş bürokratlara emanet edildi. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte önemi daha da arttı ve 1936 yılında Ankara’nın Cebeci semtindeki yerleşkesine törenle taşındı. Mezunları bu dönemde devletin hem iç ve hem de dış teşkilatının oluşturulup geliştirilmesinde büyük sorumluluklar aldı. Şükrü Saraçoğlu gibi başbakanlar, Ahmet Taner Kışlalı gibi bilim insanları ve Cemal Süreya gibi birçok edebiyatçı 158 yıl boyunca Mülkiye sıralarından geçtiler.

15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrası Olağanüstü Hal ilan edildi ve hükümet kanun hükmünde kararname vasıtasıyla hızlı bir şekilde yasama yapabilme hakkına sahip oldu. OHAL süresince KHK’lar Anayasa Mahkemesi denetimine açık olmamakta ve hükümlerinin sonuçlarına mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilememektedir. Bu niteliklere sahip 686 sayılı KHK ile 330 akademisyen 7 Şubat 2017 tarihinde mesleklerinden ihraç edildiler. Üstelik mesleklerini icra edebilecekleri yurtdışına çıkmalarını sağlayacak pasaportları da iptal edildi. Söz konusu akademisyenlerin 28’i “Osmanlı mirası” Mekteb-Mülkiye’de araştırma ve öğretim çalışmalarında görev almaktaydı. Ertesi gün yapılan protesto gösterisinde polisler sert müdahalede bulundu ve bu esnada ihraç edilen “akademisyenlerin cübbeleri polis postallarıyla çiğnendi”.

Ucuz işgücü sahibi olmanın avantajı ile Türkiye ve benzeri birçok gelişmekte olan ülke küreselleşmenin arttığı 2000’li yıllarda hızlı bir ekonomik ilerleme kaydettiler. Bu ülkelerin neredeyse tamamı kişi başına 10 bin dolar gelire ulaştıklarında duraklama yaşamaya başladılar. İktisat literatüründe bu duraklamaya orta gelir tuzağı denmekte. Türkiye ekonomisi de 2011 yılından itibaren orta gelir tuzağına saplanmış durumda. Orta gelir tuzağından çıkmanın en bilinen reçetesi ise beşerî sermaye yani insan kaynağınızın kalitesini artırarak yüksek teknoloji içeren ürünler üretmek. Osmanlı Devleti’nin 17. ve 18. yüzyıl deneyimleri yalnızca askeri teknoloji üretimi ile ülkelerin kalkınamadığı ve halklarına refah sağlayamadığını gösteren iyi bir örnek. Teknolojik gelişim için bilimsel araştırma; bilimsel araştırma için de “özgür ve aydın düşünce” koşulu hem Batı hem de Doğu’da kabul edilmiş bir önerme.

Yazının en başında belirttiğim birbirinden bağımsız bu yedi paragrafı burada tamamlıyorum. Hem hikayelerin sonunun nereye vardığına karar vermek hem de yazarın usta olmadan neden böyle bir üslubu seçme cesaretinde bulunduğuna kanaat getirmek artık siz okuyucuların takdiri.

 

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s