Suriye’de Kim Kimdir: Esad, Muhalefet, İŞİD ve Kürtler

Suriye’de Mart 2011’den beri kanlı bir iç savaş var. Birçok kent çoktan harap oldu ve büyük bir kıyım hala yaşanmakta. Savaşın belki de sonlarına yaklaştık ancak kimin kim olduğunu henüz tam öğrenemedik. Batı, Rusya ve komşu ülkelerin müdahaleleri işleri iyice karıştırdı. Savaşan tarafların ideolojik, dini ve etnik farklılıklarına rağmen taraf değiştirebilmeleri algımızın sınırlarını daha da zorlamakta. Üstelik Batı ve Rus medyasının kara propagandaya yer vermesi emin olduklarımızdan bile şüphe etmemize yol açıyor. Türkiye’de ise hükümetin dış politikayı iç politik amaçlarla yönetmesi kimin dost kimin düşman olduğunun akşamdan sabaha değişebileceğini göstermekte. Örneğin yıllardır Esat olarak bildiğimiz; önce Esed oluyor sonra bir anda Esad’a dönüşebiliyor. Muhalefet de hükümete çabuk uyum sağlamakta; hükümet kimi sevmiyorsa hemen onu sevmekte. Bu yazının amacı da bilgi karışıklığı içerisinde kimin kim olduğuna aydınlatıcı olmak.

Kısaca iç savaş öncesi Suriye’den bahsedelim. 2010 yılında ülkede yaklaşık 11 milyon Sünni Arap, 2,5 milyon Alevi Arap (Esad ailesi de bu grubun mensubu); azınlık olarak kabul edilmeyen yaklaşık 1,8 milyon Kürt, 800 bin Türkmen ve çeşitli mezheplere mensup 1,7 milyon gayrimüslim vatandaş yaşamaktaydı. Devlet kayıtsız şartsız Birleşik Arap Sosyalist Partisi’nin (BAAS) egemenliği altında idi. Komşusu Irak kadar olmasa da az miktarda petrol geliri olan Suriye, yaklaşık 2000 dolarlık kişi başı geliriyle savaş öncesinde de fakir bir Arap ülkesiydi.

2011 başında Arap Baharının uzantısı olarak Suriye’de protestolar ve karşılıklı gerginlikler ortaya çıktı. Ülke ekonomisinin küresel krizle birlikte iyice zayıflaması, yetersiz demokrasi ve yaygın insan hakları ihlalleri neticesinde olaylar hızlı bir şekilde cepheleşmeye dönüştü. Esad’ın görevden çekilmemesi ancak ülke genelinde muhalefeti bütünüyle bastıracak gücü de kaybetmesi gerginlikleri iç savaş haline getirdi. Önceleri Esad ve muhalifler arasındaki mücadele zaman içerisinde çok taraflı bir yapıya dönüşerek bizdeki kafa karışıklıklarına sebep oldu.

İç savaştaki en büyük güç Suriye rejim kuvvetleri ve başında da Esad var. Taraftarları 2000 ve 2007 yıllarındaki seçimlerde Esad’ın Suriye halkının takdirini kazandığını iddia etmekte. İlk bakışta doğru gibi gözüken bu ifadeyi biraz daha detaylı incelemekte fayda var. Rejimin ismi cumhuriyet olsa da Beşar Esad ağabeyinin 1994 yılındaki ani ölümü sonucu kendisini önce doğal veliaht; babasının 2000 yılındaki ölümü sonrasında ise Suriye’nin doğal lider adayı olarak buldu. Hemen belirtelim: Suriye anayasasına göre cumhurbaşkanı aday adayı olabilmek için BAAS partisi üyesi olma ve nihai aday olmak için de bu partinin milletvekillerinin üçte iki oyunu alma zorunluluğu var. Beşar Esad 2000 ve 2007 yıllarında tek aday olarak girdiği seçimlerde %99’un üzerinde oy aldı. Anayasa değişikliği çerçevesinde ilk kez çok adaylı düzenlenen 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde de %88 oy oranı ile yeniden seçildi. Seçimin en şaşırtıcı yanı ise Beşar Esad’ın aldığı oy oranı değil, oy miktarıydı. Yaklaşık 5 milyona yakın Suriyelinin ülkeyi terk etmesine, İŞİD ve Kürtlerin kontrolünde olan bölgelerde sandıkların kurulmamasına rağmen; Esad 10 milyonun üzerinde oy alarak neredeyse 2007 seçimindeki oy miktarına ulaştı! Özetle Esad, monarşilere özgü babadan oğula görevi devralan ve Saddam Hüseyin’in Irak’ını hatırlatan açık oy gizli sayım sistemin ürünü. Batı tarzı ve laik bir hayat yaşayan Esad’ın bizlere sempatik olarak sunulan hayat biçimini vatandaşlarına yansıtmadığını da söyleyelim. Örneğin sözde laik Suriye’nin %10’unu oluşturan Gayrimüslimlerin anayasa gereği cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday dahi olamadıklarını söylemekte fayda var.

Suriye muhalefeti yetersiz demokrasiye, insan hakları ihlallerine ve gelir adaletsizliğine vurgu yaparak Arap Baharı’nın bir uzantısı şeklinde Suriye siyasetine dahil oldu. Haklı sebeplerle geniş bir halk koalisyonunun öncülüğünü yapan muhalefet bugün hala aynı noktada mı? Esad’ın direnip Suriye ordusuyla sivillerin üzerine yürümesi göreli liberal ve laik Sünni Arapların göç etmesine ve haliyle Suriye muhalefetinin zayıflamasına yol açtı. Bugün muhalefetin askeri gücü Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), İslami Cephe ve El-Kaide uzantılı El-Nusra ittifakından oluşmakta. Dolayısıyla şu anda Suriyeli muhalif olarak adlandırdığımız grubun 2011 yılındaki geniş halk koalisyonunun aksine; İŞİD ile benzer ideolojiye sahip dağınık bir yapıya dönüştüğünü belirtmeliyiz. Türkiye’nin lojistik ve askeri mühimmat sağladığı bu gruba; Fırat Kalkanı operasyonu ile doğrudan askeri yardımda da bulunmaya başladık. Geçmiş dönemlerde Türkiye tarafından eğitim ve donanımı sağlanan bu gruba mensup bir kısım muhalifin zaman içerisinde ayrılarak İŞİD saflarına katıldığını da küçük bir not olarak eklemeliyiz.

İŞİD; Irak’taki Şii hükümetin politikaları neticesinde yalnızlaşan Sünni Araplar arasında yaygınlaşarak güçlendi ve 2014 Temmuz ayında Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’u ele geçirerek Dünya gündemine oturdu. Sünni İslamcı halktan destek bulmaları ve petrol gelirleri; İŞİD’in çölden hızlıca yayılabilmesini sağladı. 2016 yılı içinde hem Batı koalisyonu hem de Rusya’nın desteği ile zayıflatılsalar da hala bölgedeki üçüncü önemli güç. Peki Türkiye’de ve Avrupa’da vahşi terörist eylemler işleyen İŞİD ile Suriye ve Irak’taki İŞİD aynı mı? İdari anlamda her ikisi de aynı örgüt olmakla birlikte; İŞİD Suriye ve Irak bölgesinde daha çok fiili bir devlet konumunda. Üstelik elinde tuttuğu bölgede uzun zamandır var olmayan iç istikrarı başarması, yöre halkı nezdinde kendisine meşruiyet sağlamakta. Bu nedenle İŞİD değerlendirmelerinde tarafsız sonuçlara varabilmek için Irak ve Suriye’deki İŞİD ile İŞİD’in yurtdışında yaptığı acımasız terörist eylemlerini ayrı tutmak şart.

Esad rejiminin dışladığı ve ekonomik açıdan geri bırakılmış gruplardan biri de Suriye Kürtler. İç savaşın ilk dönemlerinde Suriyeli muhalif grupların gölgesinde kalmakla birlikte; PYD/ YPG yapılanması altında dördüncü büyük oyuncu haline geldiler. Suriye muhalefetinin İslami radikalleşmesi ve askeri gücünün dağınık yapısı Batı’nın yeni ortak olarak YPG’yi seçmesini sağladı. Üstelik İŞİD’e karşı Rusya da YPG’ye destek sağlamakta. Bununla birlikte yöre halkına ve bölgeye gelen göçmenlere karşı olumlu tutumları neticesinde yerel halk tarafından desteklenmekteler. Peki PYD/ YPG doğrudan PKK kontrolünde mi? Bu soru PYD lideri Salih Müslim’in Ekim 2014’te hükümet tarafından Ankara’da ağırlanmasıyla doğal olarak yanıtlanmış oluyor. Bu iki örgütün tabanları benzer olsa da yönetimleri birbirinden ayrı. Hükümetin hatalı dış politikası YPG’yi iyice PKK saflarına itti ve Türkiye için ciddi bir tehdide dönüşmesine yol açtı. YPG’nin askeri ilerlemesi Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonu neticesinde kısıtlansa da; Batı’nın hem İŞİD hem de Esad’a karşı güvenilir ortak olarak Kürtleri değerlendirmesi bölgede PYD’nin gücünü koruyacağına işaret etmekte.

Özetle Esad, Türkiye’deki demokrasiyi yetersiz bulan bir muhalifin Suriye’de asla destekleyebileceği kişi değil. Bununla birlikte Suriye’deki Alevi unsurun bir gerçeği. Hükümet olarak destek verdiğimiz Suriye muhalefeti ise modern Suriye’yi kuracak geniş bir koalisyon oluşturmaktan oldukça uzak; üstelik askeri gücü Sünni cihatçıların etkisine girmiş durumda. İŞİD ise bölgede meşru bir devlet konumunda olsa da hem Türkiye’de hem de Avrupa’da organize ettiği terörist saldırılar aşikâr. Son olarak PYD/ YPG ile PKK’yı doğrudan aynı kefeye koymak hatalı; ancak YPG tarafından PKK’ya aktarılan silahlar inkâr edilebilir değil.

Kolaya kaçarak iç savaştaki tüm grupları ısrarla siyah ya da beyaz olarak nitelemeye çalışmak yanlış sonuçlara varmamıza neden oluyor. İşin gerçeği Suriye’de kimse tümden masum ya da suçlu değil.

 

 

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s