Booking.com ve Osmanlı’nın Matbaa ile İmtihanı: Yalnızlaşıp İçine Kapanmak

Booking.com Türkiye operasyonları durduruldu. Kabul edelim, bu ilk değil. Son da olmayacak. Fakat tıpkı Facebook, Twitter ve Youtube’da olduğu gibi hepimizin sık kullanması sonucu doğrudan çok etkilendik. Yoksa Über, Airbnb, Paypal gibi şirketlere çoktan ya büyük cezalar kesildi ya da işlemleri tamamen durduruldu.

Öncelikle bir konuyu açık etmekte fayda var. Tabi ki global şirketler, ülkemizde özgürlüğün sembolü değil. Burada onların sınırsız satış yapıp ülke kanunlarına tabi olmama hakkı gibi bir saçma bir şeyi savunmayacağım.

Gelişen teknoloji: Platform iş modeli (Überfikasyon)

Fakat, burada dikkat etmemiz gereken bir nokta var. Gelişen teknoloji, önümüze sadece otomasyon robotları ya da süper bilgisayarlar koymuyor. Hayatımız, iş yapış biçimimizi kalıcı bir şekilde değiştiriyor. Bunlardan beni en çok etkileyeni, platform iş modelleri. Özetle, alıcı grubu ile satıcı grubunu bir araya getiren, genellikle bir tarafa ücretsiz hizmet verirken, diğer taraftan ödeme alan bir iş modeli. Literatüre yeni bir sözcük de bu sayede girdi: Überfikasyon. Öngörü de şu şekilde: Tüm iş modelleri eninde sonunda Über gibi olacak.

Bu durumun örneklerini canlı yaşıyoruz. Tüm oteller booking.com’un, tüm restoranlar yemeksepeti’nin birer çalışanı gibi adeta. Hatta ben sigortamı bile her sene online sigorta acentelerinden yaptırıyorum.

Platform iş modeli, ülke bazında olduğunda ciddi bir sorun yaşamıyoruz. Alan yerli, satan yerli, vergi de tıkırında ödeniyor. Fakat iş global boyuta geldiğinde değişiyor.

Çokuluslu online şirketler-yerel vergiler

Çorlu’da oturuyorum, Şanlıurfa’da bir otel tutuyorum, sistemden ödememi yapıyorum. Buraya kadar sıkıntı yok. Fakat, tamamen yerli şekilde gerçekleşen bir iş için Hollandalı bir şirket para kazanıyor. Burada da sıkıntı yok. Fakat, vergi vermiyor. Türkiye’de gelir vergisinin %40 olduğunu düşününce ciddi bir miktar, Hollanda’da bu oran %25. Aradaki %15’lik fark haksız rekabete sebep oluyor, üstelik bu vergiyi Hollanda alıyor. Hizmet Türkiye’de üretiliyor, fakat vergiyi Hollanda alıyor.

Bu büyük bir problem. Fakat sadece bizim problemimiz değil, tüm ülkeler için açık bir problem, Hollanda hariç. Fakat, Spotify örneğini düşündüğümüzde, İsveç de Hollanda’da üretilen ve dinlenen müzikten para kazanıyor, fakat vergisini İsveç’e ödüyor.

Yani bu problem bir tek bize ait değil.

Bir de şu var, zaten otel işletmecisi parasını alıyor, bookin.com da sattığı hizmetin parasını alıyor. Hizmeti burada değil, Hollanda’da programcıları ve işletmecileriyle üretiyor, vergisini, hizmeti ürettiği yere ödemesinde ne sakınca olabilir?

İyi de, Facebook, Google vs?

Burada farkında olmamız gereken nokta, bu konunun sürekli olarak gündeme geleceği. Yani booking.com örneğinden yola çıkarsak, Google, Facebook, Youtube, Whatsapp, Alibaba vs. tamamen yasaklanabilir. Çünkü tamamı ülkemizde kurulu şirketlere göre haksız rekabet oluşturmakta.

Bunlarda kapatmama yoluna gidildiğine göre, en azından şimdilik, booking.com için de benzer bir süreç uygulanabilirdi.

Krizi fırsata çevirmek

Tersi yönden düşünürsek, Fransa’da üretilen bir ürünün Fransa’da satılmasından biz para ve vergi kazanıyor olabilirdik. Fakat, teknoloji üreten bir ülke olmadığımız için, teknolojinin gelişimi sadece aleyhimize işliyor.

Bunun yanında, bu tarz siteleri/ürünleri sadece pastadan alınan bir dilim olarak düşünmek yanlış olur. Bunlar, pastayı genişletiyorlar ve sonra büyük dilimi alıyorlar, fakat burda dikkat etmemiz gereken nokta, pastanın büyümesi.

Örneğin, Über taksiden daha düşük fiyatlara ulaşım imkânı sağlıyor, devletin belirlediği ve serbest piyasa rekabetine dayanmayan hizmet sistemini kırıyor. Bu sayede, taşımacılık pastasını genişletiyor, daha çok kişi kullanıyori vergisini buraya ödemese bile, ekonominin gelişimine katkıda bulunuyor.

Airbnb, en azından ülkede otel doluluğu sorunu olacak kadar turizmin canlı olduğu dönemlerde, fazladan ve ekonomik konaklama imkanları sağlayarak gelirin dağıtımına yardımcı olabilirdi.

Akıntıya karşı yüzemezsiniz!

Size şu an global olarak hizmet veren ve Türkiye’den para kazanan binlerce site sayabilirim. Şu ana kadar yazıda hiç bahsetmediğim Udemy mesela, ya da Netflix, ya da Alibaba, ya da Letgo…

Bunların tamamını yasaklayabilir misiniz?

Öncelikle yasaklamak istemezsiniz. Hepimiz bazılarını kullanıyoruz, kabul edelim. Ayrıca, herbirini kapatamayacağımız kadar çoklar. Hem de her gün binlercesi açılıyor. Sadece bunları yasaklamak için bile yüzlerce kişi istihdam etmeniz gerekir.

Peki yasaklarsak ne kaybederiz?

Booking.com özelinde konuşursak, tanıtım bütçeleri kısıtlı pek çok otel, booking.com sayesinde dünyaya açılıyor, hiç dil bilmeseler bile bütün dillerde tanıtım yapabiliyor. Ben de müşteri olarak, yurtdışında hiç İngilizce bilmeyen otel işletmecilerinden ucuza otel kiralayabiliyorum. Bana zaman kazandırıyor, eşi dostu arayarak tavsiye almak zorunda kalmıyorum. Türkiye’de kazandığım paramı, yabancı ülkelerde daha hesaplı harcayabiliyorum, kalanı ülkeme kalıyor.

Özetle, ülkemizdeki oteller, çok daha düşük bütçelerle, dünyaya açılma şansını kaybediyor.

Başka?

Paypal örneğini düşünelim. Uluslarası para transferinde en bilinen sistemlerden biri. Vergi anlaşmazlıkları yüzünden ülkemizden çekildi. Şimdilik, küçük ihracatçımızın tüm dünyada bilinen, hızlı ve güvenilir bir şekilde para transferi yapmasını sağlayan bir sistem yok. Büyük şirketler işlerini çözer tabi, fakat 4-5 kişilik KOBİ’ler için, bu kocaman bir engel.

Matbaa meselesi

Dünyada, bilinen batılı anlamda ilk matbaa Almanya, Mainz’da 1450’de uygulanmıştır. Bunun eski tekniklere göre devrimsel boyutu metal harflerdir (tipo baskı). Bu sayede çokca İncil basılıp Hristiyanlığın yayılmasında kullanılmıştır. Keşiften sonra 50 yıl kadar geçmeden aslında Osmanlı’ya uğramıştır, fakat karşılık bulmamıştır. Bu karşılık bulmayış, pek çok sebebe bağlanabilir ve üzerinde uzlaşıya varılmış bir konu değildir, fakat, yaygın görüş, hat sanatına bağlı bir esnaflık sisteminin oluşu ve bundan zarar görecek olmasıdır. Bunda, kitap okuyan kesimin zaten az olması, yazılı kültürün gelişmemiş olması gibi sebepler de doğal olarak etkilidir. Fakat, insanların bilgiye erişimini kalıcı olarak değiştirebilecek devrimsel bir buluş, bilinçli olarak ülkeye getirilmemiştir, mesele budur. Yani, belki de matbaa olsa, kitap okuyan daha çok olacaktı.

İşte, yazı başlığında anoloji kurmaya çalıştığım konu da bu. Kısa vadeli hesaplar ve eski teknolojinin talep durumu göz önüne alınarak engellenen şeyler, sonra domino taşı ile kocaman problemlere neden olabiliyor.

Bize 200 yıl geç ulaşan matbaa, belki de halen yeterince okumayışımızın, bilgide hazırcılığımızın, whatsapp dışında yazılı bir kültüre sahip olmayışımızın da sebebidir, kim bilebilir?

Booking.com sadece bir şirket, sattığı değer kolaylıkla replike edilebilir. Fakat, elinde çok büyük bir asset (varlık) taşıyor, bu da masrafsız şekilde dünyaya erişim. Biz, turizm acenteliği gibi demode olmuş ve kendini yenilemesi gereken bir sektörü yaşatmak için, vergi gibi çözülebilecek bir konu nedeniyle mahrum kalıyoruz. Üstelik bu ilk değil ve devamı gelecek.

Dünyanın iş yapış biçimi kalıcı ve köklü bir biçimde değişiyor. İnterneti ülkelerden bağımsız düşünmek zorundayız. Ayrıca, herhangi bir iş için hizmet alma şeklimiz asla eskisi gibi değil, emlakçılık, galericilik, acentelik… internet bu işleri ezdi geçti, kabul edelim.

Çözüme değil soruna odaklanan küçük hesaplar, bizi içimize kapatıyor, dünyanın geri kalanında kopartıyor. Üstelik bu birikimsel olarak artıyor ve toplamda kocaman bir etki bırakıyor. Gelişen teknoloji ve artan pastadan dilim almaya çalışmak yerine, “az olsun, bizim olsun” mantığı yürütüp, onu reddediyoruz. Üstelik daha internetin ne olduğunu tanımlayamayacak kadar eski hukuk ve idare sistemleri ile yapıyoruz bunu.

Dünya değişiyor efendiler, direnmeyin, kabul ediln, avantaja çevirin bunu. Yoksa sonumuz Osmanlı gibi olacak.

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

 

One thought on “Booking.com ve Osmanlı’nın Matbaa ile İmtihanı: Yalnızlaşıp İçine Kapanmak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s