Yeni Türkiye’ye 2 Bilet Lütfen, 1’i Sahte Olsun!

Mustafa: Hocam merhaba. Hayrola nereye yolculuk, neyin sahte bileti?

Murat: Memleketçe farklı bir yola sapmış olduğumuzu zaten biliyorduk. Uçuruma gelmeden bunu durdurabiliriz inancıyla gücümüzü bu sefer sandığa da yansıttık. Tam bu sefer başardık derken kendimizi baygın bir vaziyette tren kompartımanda bulduk. Ellerimize zorla tutuşturdukları sahte biletlerle artık hep beraber uçuruma doğru yol alıyoruz.

Mustafa: Peki ya neden üstteki resim?

Murat: Çünkü o sanki bir Mona Lisa. Gördükleriniz bakan kişiye göre değişiyor; evetçi ile HAYIR’cı o resimden farklı anlamlar çıkarabiliyor. Şüpheye yer vermeyen tek şeyse onu daha önce hiç böyle görmediğimiz.

Mustafa: Biraz daha açar mısınız?

Murat: Hayır, biliyorsunuz Cumhurbaşkanı ile ilgili konularda yorum yapmayıp sözü okurlara bırakıyorum. Ama istersen anlaştığımız gibi referandumdan söz etmeye başlayabiliriz.

Mustafa: Elbette.

Murat: Genel seçimlere kıyasla referandumda kazananları ve kaybedenleri belirlemek çok daha kolay. Her ne kadar partiler arası oy kaymalarını matematiksel olarak çözmenin kesin yolu olmasa da resim hemen beliriyor. Yalnız geleceğe ilişkin çıkarımlarda bulunmak seçimlerin aksine bu referandumda daha zor.

Mustafa: Hocam ona da geleceğiz yalnız önce kimin evet kimin de HAYIR oyu kullandığını çözelim?

Murat: Basitçe söylersek CHP seçmeni firesiz HAYIR dedi ve muhtemelen son 25 yıldaki en başarılı katılım oranına ulaştı. HDP seçmeni de HAYIR’cı olduğunu gösterdi. Mühürsüz sahte oyları çıkardığımızda 1 Kasım’a kıyasla Doğu’da oranlarda pek bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Yalnız katılımda bir nebze kayıp vardı.

Mustafa: Boykot?

Murat: Kesinlikle değil. Düşünün ki bir parti henüz yeni yeni Türkiye’de şiddetsiz demokrasi ortamına alışmaya çalışmakta ve neredeyse tüm üst düzey yöneticileri hapiste. Üstelik seçmeniniz de kırsal nüfusa dağılmış ve bir kısmının eğitim seviyesi çok düşük. Mesela Şanlıurfa ve Mardin’de okuma yazma bilmeyenlerin oranı hala %10 ve kadınlarda bu çok daha yüksek. Tüm bu nedenler HDP’nin kendi seçmenini sandığa taşımasını zorlaştırdı. Önceki seçime kıyasla %1 kadar ülke genelinde HDP’den kayıp yaşandı. Yine de başarı sağlandığı kanaatindeyim.

Mustafa: Ya MHP?

Murat: Seçimin AKP’ye en büyük sürprizi MHP oldu. Ya da düzeltiyorum MHP seçmeni.

Mustafa: Nedir fark tam olarak Hocam?

Murat: MHP’nin tabanı sanıldığı kadar geniş değil. Üstelik demografik olarak da erimekte. MHP’nin baraj altı kaldığı 1995 ve 2002 seçimlerindeki sırasıyla %8,2 ve %8,4 olan oy oranlarını kabaca taban kabul edebiliriz. Ve elbette bunun da hepsi Ülkücü değil.

Mustafa: MHP uzun süredir bu rakamların üzerinde oy almakta ama?

Murat: Kesinlikle. Aradaki fark 1990’larda merkez sağdaki ANAP ve DYP’ye oy veren seçmenlerin aradıklarını AKP’de bulamamasından kaynaklanıyor. Örneğin 1990’larda Adana, Manisa ve Balıkesir gibi büyükşehirlerde böyle büyük bir MHP seçmeni yoktu. 1995 seçimi bunu net gösterir. Merkez sağın 1999’daki ilk çöküşü sonucunda MHP bu illerde güçlü bir oyuncu haline geldi.

Mustafa: AKP son dönemde oldukça milliyetçi bir söylemde, örneğin “Yerli ve Milli”. Nedir MHP seçmenini ikna etmeyen?

Murat: Bahsettiğim MHP seçmeni Erdoğan’ın şahsından rahatsız. 17-25 Aralık’ta ortaya çıkan yolsuzluk iddialarının üstünün örtüldüğünü düşünüyor. Son dönemde AKP’nin Kürtlere yönelik politikasının göz boyama amacında olduğu görüşünde. Habur karşılamasının travmasını atlatamıyorlar. Erdoğan’ın geçmişteki müttefiklerinin başına gelenlerin farkındalar ve bu nedenle kesinlikle kendisine güvenmiyorlar.

Mustafa: Aşağı yukarı MHP ne kadar bir fire vermiştir?

Murat: 1 Kasım’daki yaklaşık %12 oyunun %8-10 kadarının fire olduğunu düşünüyorum. Üstü mümkün altı olmaz kanısındayım. Şüphesiz bunu ölçecek bir yöntem yok.

Mustafa: Hocam, bu hesaba göre AKP çok az fire vermiş görünüyor.

Murat: Bu hangi seçimi kıstas aldığınıza bağlı. AKP’nin gerçek oy oranı 7 Haziran’daki %41’dir. Bu seçmen tercihini muhtemelen evet yönünde kullandı. Diğer taraftan 1 Kasım seçimlerinde AKP’ye kayan oylarda fireler yaşandı. MHP, HDP ve SP/BBP ittifakından AKP’ye geçen %8,5’luk kesim tam olarak ikna edilemedi. Erdoğan’ın ülkeyi yönetmesi için zaten yeterli yetkiye sahip olduğunu düşünen emanet oylarda muhtemelen fire yaşandı.

MHP Seçmeni Erdoğan’dan Çok Ama Çok Rahatsız!

Mustafa: Neden büyükşehirlerdeki MHP seçmeni çok büyük oranda HAYIR oyu verdi ama İç Anadolulu ve Doğu Karadenizli seçmen ikna olmadı?

Murat: Tek bir nedeni yok. Bir şekilde büyükşehirde yaşayan seçmenler son dönemde düşen ekonomik performanstan daha çok etkileniyorlar. Bahsettiğimiz MHP seçmeni başörtüsü gibi mevzularda hassas ama kesinlikle laik. Bir şekilde Avrupa’daki muhafazakâr parti seçmenlerini anımsatıyorlar. Son olarak büyükşehirdeki MHP seçmeni referandum öncesi adaletsiz propaganda koşullarını gözlemledi. Türkiye’de seçim öncesi popülizm alışık olduğumuz bir konudur. Bu derece ölçüsüz yapılanı belli ki MHP’li seçmenin de vicdanına dokunmuş. 1980 öncesi komünistlikle suçladıkları CHP ve PKK ile bir tuttukları HDP ile aynı tarafta olmaktan çekinmediler. Bu da şunu gösteriyor: MHP seçmeni Erdoğan’dan çok ama çok rahatsız.

Mustafa: Bu referandumda bu 3 ayrı grup aynı tarafta yer aldığına göre Erdoğan karşıtı güçlü ve sıkı bir cephe oluşturulabilir mi?

Murat: Memleketin ihtiyacı tam olarak bu. Yalnız bunun için önkoşullar yeterince oluşabilmiş değil. İlk kez MHP seçmeni ile HDP seçmeni beraber adaletsizlik duygusu yaşıyor. İlk kez CHP seçmeni rahatını bozup sandığa bu kadar firesiz gidiyor ve hatta seçmeni sandığa parti yönetiminden daha çok sahip çıkıyor. Ancak aşılması gereken çok mesafe var.

Mustafa: Öyleyse bu ittifak yalnızca bir hayal mi?

Murat: 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu grup Erdoğan’a karşı benzer ittifak arayışındaydı. Çatı aday bir şekilde HDP’yi ikna edemedi. 7 Haziran sonrasında ise %54’lük blok Bahçeli’nin kararıyla hükümete dönüştürülemedi. Bu ittifakı bu sefer partilere sormaksızın seçmenler kendileri başardılar. Kalıcılaşıp cumhurbaşkanlığı ya da genel seçimlere uygulanması çok zor.

Mustafa: Hocam soruma tam yanıt alamadım, bu hayal mi?

Murat: Kesinlikle değil. Çünkü aslında böyle bir ittifak 2002’den beri var. Evet oylarına baktığınızda bunu göreceksiniz. Yani bu ittifak zaten AKP’de oluşturulmuş. Neden muhalefet de bunu başaramasın?

Mustafa: AKP’de Kürt seçmen çok mu?

Murat: Sığ bir analizle Kürt kökenli seçmen HDP ile özdeşleştiriliyor. Halbuki 7 Haziran’a kadar ki 13 yıllık dönemde Kürt seçmen en çok AKP’yi tercih etti. 7 Haziran’da HDP Kürtlerde ilk kez AKP’yi aşmış, 1 Kasım’da iki parti arasında denge sağlanmıştır. Bu denge kanaatimce referandumda da korundu.

Mustafa: Rakam vermek gerekirse.

Murat: Aşağı yukarı toplam seçmenin asimile olmamış Kürt kısmı %20 ve AKP ile HDP bunu yarı yarıya paylaşıyorlar.

AKP’nin Kendisi Bir İttifak

Mustafa: İttifak mevzusuna geri dönersek, zaten bir ittifak var demiştiniz?

Murat: Evet var. AKP’nin kendisi İslamcı Kürt, İslamcı Türk, muhafazakâr merkez sağ ve bir kısım milliyetçi Türk’ten oluşan geniş bir koalisyon. Küsuratları bir kenara bırakırsak 1 Kasım seçimi de 16 Nisan referandumu da bu koalisyonun %50’lik oy gücünü gösteriyor. Bu koalisyonda 3 temel bağ var. Erdoğan’ın liderliği, İslami bütünlük ve devlet olanakları.

Mustafa: Muhalefetin ittifak oluşturma şansı?

Murat: AKP’nin kurduğu ittifaktan yola çıkarsak eğer HDP, MHP ve CHP seçmenini birleştiren Erdoğan düşmanlığı dışında bir bağ yok. Ekonominin kötüye gidişi fakirleşme anlamında yeni bir kader ortaklığı yaratabilir. Liderlik ise kesinlikle muhalefetin temel problemlerinden.

Mustafa: Partiler arası ittifak mı yoksa seçmenin sandıkta buluşması mı?

Murat: MHP’deki muhalif grup henüz parti yöneticisi dahi değil. Bahçeli’nin de bu konudaki duruşunu biliyoruz. Daha önce denenmiş çatı aday akla gelebilir. Farklı akımları eş zamanlı tatmin edecek ve popülaritesi yüksek aday bulmak büyük zorluk. Ekmeleddin İhsanoğlu anlaşılabilir bir adaydı ancak HDP desteğini alsaydı bile işi hiç kolay olmayacaktı. Unutmamak gerekiyor ki karşınızdaki aday Erdoğan Türkiye’nin en tanınan kişisi. Bunun yıpranma anlamında dezavantajları da var. Yine de daha önce siyasette yer almamış bir kişinin seçmeni sandığa götürmeyi başarması zor. Başka ülkelerde sanatçı ve sporculardan sürpriz adaylar çıkabildi. Bu ülkedeki herkesin sevdiği ve takdir ettiği Naim Süleymanoğlu’nun belde belediye başkanı bile seçilemediğini hatırlatmakta fayda var. İbrahim Tatlıses de birçok kez milletvekili olma denemesinde bulunmuş sonuç alamamıştı.

Tek Seçenek Sandıkta Seçmenin İttifakı, Yalnız Henüz Erken

Mustafa: Hocam anladığım kadarıyla tek seçenek sandıkta seçmenin ittifakı oluyor.

Murat: Kesinlikle tek gerçekçi yöntem bu. Ancak bunun için de tüm önkoşullar oluşmalı. Örneğin Kürtler zor koşullara rağmen hem katılımda hem de seçim sonrası sandık güvenliğinde daha örgütlü olabilmeli. Erdoğan’ın Güneydoğu’daki tecrit politikası zaman içerisinde bu koşulun sağlanmasına neden olabilir ancak henüz sağlanmış değil.

Mustafa: Başka önkoşullar var mı?

Murat: Her kitlenin kendi yapması gereken ödevler var. HAYIR oyu kullanan MHP seçmeni PKK-HDP ayrımını yapabilmeli. Elbette bu noktada HDP’ye çok iş düşüyor. MHP seçmeni ülkenin gönüllü birliğinin sağlanmasının askeri operasyonlarla olamayacağını kabul edip Kürtlerin yasal siyasete geçişini kolaylaştırması lazım.

Mustafa: Ya CHP?

Murat: Kesinlikle en büyük sorumluluk CHP’de. Çünkü ana muhalefet partisi ve doğal olarak herkesin desteğini alabilecek adayı belirleme sorumluluğu onun üstünde. Ayrıca HDP ve MHP seçmeninin birbirine karşı şüphelerini giderme vazifesi de CHP’de. Bu iki partinin her türlü tereddüt ettiği vaziyette CHP: “Ben buradayım; insan hakları ve ülkenin bütünlüğünün her şekilde eş zamanlı korunmasından sorumluyum.” garantisini verebilmeli.

Mustafa: Özetle şu andaki ittifak kalıcı olamaz diyorsunuz?

Murat: Bu koşullar altında kalıcı olamaz. Unutmayalım ki satranç tek taraflı oynanmıyor. AKP’nin de bu ittifakın kurulmasını engelleyecek hamleleri olacaktır. Örneğin 7 Haziran-1 Kasım arası dönemde bir anda terörün ve terörle mücadelenin başlaması tesadüf olamaz.

Mustafa: Bu konuda hiç mi umut yok?

Murat: Moralleri yüksek tutmak lazım. Asıl mücadele şimdi başlıyor. Uzun vadede güçlü bir ittifak kurmak asla imkânsız değil. Yalnızca hem liderlikte hem ideolojiler de hem de seçmenlerin kendi algılarında büyük değişimler gerektiriyor.

Mustafa: Hocam isterseniz bugünlük ara verelim. Bir sonraki kısımda CHP’nin sine-i millet çıkışından ve olası sokak eylemlerinden bahsedelim. Ekonomik gidişatı gelecek seçimlerle ilişkilendirerek değerlendirelim. Ayrıca AKP’nin ve Erdoğan’ın durumunu masaya yatıralım.

Murat: Tehlikeli sularda yüzmek istiyorsun. Öyleyse anlaştık.

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

3 thoughts on “Yeni Türkiye’ye 2 Bilet Lütfen, 1’i Sahte Olsun!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s