Beyaz Yaka’nın Derin Uykusu

Mesai öncesine programlanmış toplantıya 5 dakika geç girmeni hafif bir azarla atlattığın, yalnızca 1 saatçik ek mesai yaptığın sıradan bir işgünü. Kendini yorgun argın eve attın, moralin her zamanki gibi bozuk ve el alışkanlığı ile açtığın LinkedIn’de gözüne ilk çarpan mesajlar:

 

“Asla pes etme!”  

“Hayallerinin peşini bırakma!”

“Umudunu kaybetme!”

 

Yazıların arka fonunda kendini yerlerinde hayal ettiğin iş hayatının başarılı yüzleri. Mesaj alınmıştır; ertesi gün işine daha da sarılarak çalışacaksın.

Enflasyon kadar dahi alamadığın maaş zammının açıklandığı günün hemen ertesi. İki günde dahi bitirilemeyecek iş yükünün getirdiği gece yarısını bulan ek mesaidesin. Bir yandan da beklediğin terfiyi iki dudağının arasında tutan amirinin cinsel içerikli şakalarını görmezden gelmeye çalışıyorsun. Bitkin halde sigara arasına çıkıyorsun ve el alışkanlığıyla açtığın Facebook’ta içlerinde idollerinin olduğu mesajlar hemen gözüne çarpıyor. Michael Jordan:

“Başarısızlığa tahammül edebilirim ama varını yoğunu ortaya koymamaya asla.”

 

Asla yanılmaz deha Albert Einstein:

 

“Başarının yalnızca %1’i yetenek, gerisi çok ama çok çalışma.”

 

Mesaj alınmıştır; sigara bir hışımla söndürülür ve kararlı adımlarla masaya geri dönülür.

İşteki en kötü cuma gününü yaşıyorsun. Şirketin küresel rekabette geri kalmamak için maliyetleri kontrol etmek zorunda; bir başka ifadeyle birkaç kişi işten çıkarılmalı. Talihsiz piyango biletlerinden biri sana çıkmış ve bu haberi mesai bitimine yalnızca 15 dakika kala bir e-posta ile bildirmişler. İlk şokla eşyalarını dahi toplayamadan soluğu evde almışsın. Ağlamanın ilk kesildiği anda el alışkanlığı ile açtığın LinkedIn’de gördüğün ilk yazı. Ali Baba kurucusu Jack Ma:

 

“24 kişiden 23’üne iş verdiler; ben işi alamayan o tek kişiydim.”

 

Biraz kendine gelir gibi oldun ancak büyük hevesle henüz yeni aldığın arabanın kredi borcu aklına geldikçe yine kayboluyorsun. Facebook’a geçince bu sefer bir videoya denk geliyorsun. Steve Jobs konuşuyor:

 

“Hayatımda başıma gelen en güzel şey kendi kurduğum şirketten kovulmaktı. Çok rahatlamıştım ve sayesinde hatalarımı anladım, yeniden doğdum.”

 

Olduğun yerde irkildin ve içinden sayıklamaya başladın: evet bugünkü kovulmam yalnızca bir milat; bir sonraki işimde çok ama çok daha fazla çalışıp başarılı olacağım, bu işsizlik bir türlü ilerleyemediğim doktora tezimi tamamlamak için bana verilmiş adeta bir lütuf. O heyecanla biraz daha Facebook kurcalıyorsun ve bu sefer geleceğin yıldızı Elon Musk’a isabet ediyorsun:

 

“Sıradan insanlar dahi olağanüstü olmayı başarabilirler.”

 

Farkına varmadan ayağa bile kalktın, artık seni kimse durduramaz.

 

Tatlı Uyku

İnsanlık tarihinin en eğitimli ve en hırslı kuşağı olarak sosyal medyaya ne zaman girsek bu mesajları görüyoruz. Birçoğumuz en az 1 yabancı dil konuşabiliyor, Excel’den Java’ya kadar sayısız programı bilenler aramızda var. Kimimizin çeşit çeşit uluslararası sertifikası bile var. Tüm bunlara rağmen Beyaz Yaka kendisini hala yetersiz görüyor ve geliştirmek zorunda hissediyor. Sistemin bize dayattığı ilk gizli tuzak bu: Ne yaparsanız yapın her zaman yetersizsiniz!

Peki uğruna bu kadar didindiğimiz ve hayalini kurduğumuz hayat bu derece değerli mi? Mevcut halimizle mutlu olmayı seçemez miyiz? Hayır seçemeyiz, sistem buna izin vermez. Bir Beyaz Yaka yalnızca hangi hayali hedefi seçeceğinde özgürdür: Amerikan tipi ya da Avrupa tipi. Büyük kahve zincirlerinden kahveni aldığın sabahların akşamını Etiler’de kilosu 150 TL olan biftekle bitirdiğin hayat tarzının hayalini tercih edebilirsin. Ya da güne yanında çok tontoş kurabiyelerin olduğu Fransız tipi kahvecide başlayıp akşamı yine çok minik bir Nişantaşı kafesinde elinde fiyatı 75 TL olan bir kokteyl ile tamamladığın hayalini seçebilirsin. Başka bir alternatifin yok, çünkü olduğun gibi mutlu olman yasak. Mutluluk gelecekte bir hayal olmalı ve arkasından beyhude koşmalısın.

Her şey tamam da Beyaz Yaka bu esaretin farkında değil mi? Şüphesiz farkında, ara ara gelgitler ve sorgulamalar yaşamakta. Ama hepsinin sonunda bulduğu tek bir çıkış kapısı var: Ben diğerlerinden üstünüm ve rekabette farkımı koyup mutlaka başaracağım. Ve bu cümleyi takip eden hayaller ve henüz gerçekleşmeden hissedilen zafer anları: Biliyorum o müdürlük pozisyonu bana verilecek ve herkese havamı yapacağım; içime doğuyor bu yıl primim çok yüksek olacak ve o BMW kapıya gelecek; falımda bile çıktı bu sefer sınavı geçeceğim ve kapağı yurtdışındaki bir şirkete atacağım. Hayallerini tutturamayacak olanların amorti hayaliyse ya Bodrum ya Çeşme: küçük bir otel, restoran ya da zeytinlik. Çocuklar mı? Sorun değil parayı bastırıp onları kurtarırım. Öyleyse tek çocuğun özel okulu için 690 bin TL bile harcasan çok şey değiştiremeyeceğini görmek için buraya lütfen bir tıkla (İşsizliğe Sivri Zekâ Çözüm: Eğitim).

İşin traji-komik tarafı ise neredeyse tüm Beyaz Yaka’nın bu şekilde hissetmesi. Sanıyorum buna uluslararası ilişkilerde “Böl ve Yönet” deniyor. Halbuki gerçek kurtuluş bunun tam tersi istikamette. Hepimiz az çok aynıyız ve hepsinden öte aynı dertlerden muzdaribiz. Kendimizi farklı sanmayı bırakıp aynı hayalleri kuran ve bunlara hiçbir zaman yetemeyen esir kardeşler olduğumuzu artık görmeliyiz.

Üstelik memleketin ekonomik gidişatının henüz dibe vurmadığı günlerdeyiz. 2008 yılında büyük bir Türk bankasının birkaç haftada 3 bin kişiyi birden işten çıkardığı günleri hatırla; belki o günler artık çok yakın (1 Kuruşu Hatırlayan Var mı?). Benim yerim sağlam, beni çıkarmayı göze alamalar mı diyorsun? Belki haklısın ama unutma birkaç yıla maaşın enflasyonla buharlaştığında bir asgari ücretli gibi olacaksın (Bir Gün Herkes Asgari Ücretli Olacak).

Uyanış!

Bizlerin emeğini sömüren ve iç huzurumuzu yok edenlerin en çok korktukları şey bu: Uyanman ve dayanışman. Beyaz Yaka’nın bir sendikası ya da derneği var mı? Hayır yok, çünkü sendikacılık ve dernekçilik amele işi!!! Ama hayatlarına öykündüğün ve her gün hizmet ettiğin patronlarının bile var. TİSK: Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu. TÜSİAD: Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği. Şaşırdın mı? Dünya’nın en kapitalist ülkesi ABD’de NBA oyuncuları ile Hollywood senaryo yazarlarının dahi var. Yetmedi mi? Grev bile yapıyorlar.

Çekinecek ve utanacak hiçbir şey yok. Diğer insanlarla ortak dertlerimizin olması bizi sıradan yapmaz. Sırt sırta vermemiz değerimizi düşürmez. Yalnızca sömürüye başkaldırmış dayanışma arayan bir insan olduğumuzu gösterir. Unutma: zor koşullardan kazıyarak gelmiş olan bizleriz. Okuduğumuz ve izlediğimiz her şeyle bizi zehirleyip derin uykumuza neden olan o küçük zümreden daha nitelikliyiz. Biz uyandığımızda bundan sonra korkması gereken onlar. İş mülakatlarında aranılan özellik takım oyuncusu olmak değil miydi? Öyleyse bu sefer şirket için değil kendi kaderlerimiz için takım olalım.

Şimdi bu yazıyı okudun ve içinde bulunduğun esareti biraz hisseder gibi mi oldun? İstersen tam bir Beyaz Yaka gibi yap: Bu yazıyı yazan için çok çalışıp başaramamış, kaybedenler kulübünün daimî ezik üyesi olmuş, şimdi de herkesi küçük görerek kendi egosunu rahatlatıyor de. Ertesi gün işe gittiğinde 15 yıl önce müdür olanların bir zamanlar asistanları olduğunu şimdilerde o işi Microsoft Outlook’la herkesin kendisinin yaptığını görmezden gelme ama. Kuzenin Mavi Yaka nasıl yavaş yavaş robotlara teslim oluyorsa, sen de yavaş yavaş yapay zekaya kaybettiğini unutma.

Ya da uyanmış bir işçi gibi yap: Derin bir nefes al, hayatını gözden geçir ve ruhunu özgürleştir. En sevdiklerine ulaş ve onları da uyandır.

Çünkü senin uyanman benim uyanmam demek; hepimizin tek kurtuluş yolu bu!

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

 

 

Beyaz Yaka_nın Derin Uykusu 2

Beyaz Yaka_nın Derin Uykusu 3

Beyaz Yaka_nın Derin Uykusu 4

4 thoughts on “Beyaz Yaka’nın Derin Uykusu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s