“1 Mayıs” Günü Sanayi 4.0’ın Düşündürdükleri

İnsanlık ilk Sanayi Devrimi’ni buhar gücünü ehlileştirmeyi başardığında yaşadı. Başta İngiltere olmak üzere 18.yy’nin ikinci yarısı ile 19.yy’nin ilk yarısında Avrupa’da teknik ve mekanik alanlarında o günün dünyasında inanılması güç değişimler yaşandı. Sonuçta fabrika düzeninde makineler ile yapılan üretim bazı ustalıkları bitirdi ve demir işleme, tekstil, tarım gibi sektörlerde niteliksiz işgücünün bir kısmını ıskartaya çıkardı. Avrupa’da bu süreç yaşanırken Osmanlı’nın başında III. Selim ve II. Mahmut gibi daha yenilikçi padişahların olmasının da etkisiyle Avrupa’daki değişim mümkün olduğunda takip edilmeye çalışıldı. Mesela İstanbul Ticaret Odası’nın 2011 tarihli ‘Osmanlı Ticaret Sanayi Albümü ’ne göre 1804 ile 1830 tarihleri arasında Beykoz Kâğıt Fabrikası, Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası, Paşabahçe Tekel İspirto Fabrikası, Eyüp İplik Fabrikası ile İslimye Çuha Fabrikası kuruldu. Hatta dönemin yöneticilerinin Eyüp ya da Beykoz gibi ilçelerde sanayi parkları kurulmasını düşündükleri, böylelikle İstanbul’da Manchester ya da Leeds gibi sanayi bölgelerinin oluşturulması hayalini kurdukları bilinir. Ancak sonuç tabi hepimizin bildiği gibi hüsran oldu. İlk Sanayi Devrimi’ni ıskaladık. Zira İmparatorluk yıkılmaktaydı ve Balkanlar’da olsun, Kuzey Afrika’da olsun savaşlar, ayaklanmalar hem maddi anlamda İmparatorluğa yük yüklüyor hem de siyasi düzende istikrarsızlığa neden oluyordu. Dönem teknikle, teknolojiyle, eğitim hamlesiyle değil de Tanzimatlarla (o dönemin açılım politikaları) ya da rejim tartışmaları ile geçiyordu. İyi üniversiteleriniz yoksa, dönemin tarihi şahsiyetleri arasında bir ünlü profesör ya da mucit akla gelmiyor, akla gelen tüm şahsiyetler ve kurumlar ya asker ya hanedan üyesi ya da siyasi kişilikler ise zaten başka türlü olması da beklenemez.  Cidden 19. yy. dendiğinde- ya da İlber Ortaylı’nın ifadesiyle İmparatorluğun en uzun yüzyılı- aklıma Gülhane Hattı Hümayunu, Meşrutiyet’in ilanı, Jön Türkler, II. Abdülhamid, Balkan Harbi, ilk gazetecilik denemeleri vb. geliyor. Ancak Osmanlı coğrafyasının dışına çıkınca da tam tersi biçimde Tesla, Edison, Faraday vb. geliyor. Bu belki de benim eksikliğimdir. Ancak kesin olan şu ki; biz değişimi gördük ama bakakaldık çünkü sermayemiz, yetişmiş insanımız yoktu ve enerjimizi siyasi çekişmeler, politik arayışlar, savaşlar ve güvenlik endişeleri tüketmekteydi.

İkinci sanayi devrimi 19. yy. sonları, 20.yy başlarında oldu. Elektrik, montaj hattı, verimlilik arayışı, kitle üretimi gibi anahtar kelimelerle özetlenebilecek değişimler yaşandı. Taylorizmi, Fordizmi okursanız ya da Charlie Chaplin’in Modern Times filmini izlerseniz o dönemi en güzel şekilde anlamış da olursunuz, o nedenle uzatmayacağım.  Üçüncü sanayi devrimi ise İkinci Dünya Savaşı’nın ardından geldi. Elektrik, elektronik alanında yaşanan gelişmeler, bilgisayarlar ve otomasyonun gelişmesi aynen daha önceki iki sanayi devriminde yaşanan tarzda bir verimlilik gelişmesine neden oldu ve önceki üç sanayi devriminde mavi yakalı tabir edilen işçi kesimlerinin bir kısmı yapısal işsizliğe mahkûm edildi.

Şu an mayıs ayı içerisindeyiz ve ayrıca “Sanayi 4.0” ismi verilen sanayi devriminin eşiğindeyiz. Bu nedenle ayın başında 1 Mayıs kutlanırken, Sanayi 4.0 hakkında biraz düşünme gereği hissettim.

Öncelikle Sanayi 4.0; makinelerin makinelerle iletişim kurabildiği, makinelerin öğrenebildiği ve tecrübe edinebildiği bir geleceği öngörmekte. Makineler nesneler internetini, bulut saklama sistemlerini kullanarak birbirleriyle haberleşecek bilgi paylaşacaklar. Düşünebiliyor musunuz? Bugün halihazırda sürücüsüz arabalar yollara çıkmaya başladı bile. Tesla firması sürücüsüz ilerleyen arabalar üretmeye başladı. Mercedes ve BMW’nin son üst düzey modelleri içlerinde bir insan olmadan tamamen kendi kendilerine park etme yeteneğine sahip. UBER firması Budweiser için 163km’lik bir teslimatı geçen sene, üzerinde çalışmakta oldukları sürücüsüz tır teknolojisini kullanarak başarıyla yerine getirdi. Ancak Sanayi 4.0’ın hayaline göre gelecekte şu an halihazırda gördüğümüz bu ilerlemelerle yetinmeyeceğiz. Arabalar birbirlerine yol verecekler. Eğer bir araba kaza yaparsa, o kazadan topladığı verileri dünyadaki bütün diğer araçlarla paylaşacak ve bu sayede de tüm motorlu araçlar o tür bir kazanın olmaması için neler yapılması gerektiğini, söz konusu kazada nelerin yanlış gittiğini öğrenmiş olacak. Müthiş bir şey. Ancak böylesi bir geleceğin taşları döşenirken, birçok insanın ilerde işsiz kalacağını da fark etmek zorundayız. Aslında 1,3 milyon kamyon sürücüsünün önümüzdeki beş yıl içerisinde Kuzey Amerika’da işini kaybedebileceği düşünülmekte.

Ancak sadece bu kadar da değil: Sanayi 4.0’ın bir parçası olarak BioTech ve FinTech çalışmaları da yoğunlaşmış durumda. BioTech başlığı altında örneğin ilaç sektöründe gelecekte akıllı ilaçların yaygınlaşacağı beklentileri var. Akıllı ilaçlar günümüzdeki gibi sadece semptomatik iyileştirme sağlayan ilaçlardan farklı olarak teşhis ve tedavi sürecinde de etkin olabilecek belki de. Bu olursa ileride tıp doktorlarının en büyük uzmanlık alanlarının önleyici hekimlik olması muhtemel. Klinik ve poliklinik süreçlerde daha az doktora ihtiyaç duyulan tıp gibi uzmanlığın en yüksek derecede olduğu bir iş kolunda bile işsizliğe neden olabilecek bir gelecek muhtemel. Aynısını finans sektörü için de iddia edebiliriz. Bugün dünyada finansal piyasalarda yönetilen trilyonlarca dolarlık fonların algoritmalara dayalı olarak bilgisayarlarca yönlendirildiği biliniyor. Yani günümüzde fon yöneticiliği yapan bilgisayar yazılımları zaten mevcut. İleride öğrenen, tecrübe kazanan yapay zekalı yazılımlar geldiğinde bilgisayarlar en etkin borsacılar olacak ve yine bir başka uzmanlık gerektiren beyaz yakalı işini insanlardan peyderpey devralacaklar.

1 Mayıs günü işte ufukta görünen bu yaygın işsizlik tehdidi aklıma geldi. İnsanlık sol siyasetin kaybedildiği, anlamsız tartışmaların içerisinde yuvarlandığı günümüzdeki “post-truth” çağında hemen kapının ardında duran ve Sanayi 4.0’la gerçekleşecek o bilim-kurgu geleceğine ne kadar hazır?

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s