Corbyn’i Anlamak: Sol Görünümlü Elitlerin İmhası

Mustafa: Hocam merhaba. Britanya’lı Corbyn’i nereden çıkardınız?

Murat: Ben çıkarmadım, sandık çıkardı. Biliyorsun geçtiğimiz günlerde Birleşik Krallık genel seçimleri düzenlendi. Seçim sonucunda öldü denilen Britanya İşçi Partisi’nin dirilişine tanıklık ettik.

Mustafa: Peki ya Türkiye’de sol?

Murat: Bu dirilişi inceleyip gerekli dersi çıkarırsa bir benzerini Türkiye’de de başarabiliriz. Biliyorsun buna acilen ihtiyacımız var. OHAL vasıtasıyla muhaliflerin can güvenliğinin olmadığı 1970’lere döndük. Ekonomik gidişatın toparlanması için artık çok geç. Öyleyse soruyorum: Türkiye’de sol şimdi değilse ne zaman?

Mustafa: Daha açık konuşursak eğer; sanırım İşçi Partisi’nin sürpriz sıçraması ile CHP’yi eleştirmek istiyorsunuz?

Murat: Kesinlikle, yalnız sadece CHP değil; CHP gibi kendini yelpazenin solunda niteleyen HDP’ye de söyleyeceklerim var. Çünkü bu seçim aynı zamanda İskoç Ulusal Partisi’nin (SNP) de sarsılmasına yol açtı.

Mustafa: SNP milletvekillerinin 3’te 1’ini kaybetmiş oldu. Ama önce İşçi Partisi ve CHP üzerine konuşalım. CHP bu seçimden hangi dersi çıkarmalı?

Murat: Bunu cevaplamanın en iyi yolu seçimden 1 ay önce İşçi Partisi %27-30 aralığındayken %41’e nasıl bir anda sıçradığını analiz etmek. Ana akım partiler Kuzey İrlanda seçimlerine katılmadıkları için yalnızca Britanya adasını konu ediyorum. Muhafazakâr Parti ile de söylenecek şeyler var yalnız ana konudan şaşmamak adına bu kısımları atlayalım.

Corbyn’in 40 Yıllık Anti-Kapitalizm Mücadelesi

Mustafa: Son 1 ayda noldu?

Murat: 16 Mayıs tarihinde İşçi Partisi Genel Başkanı Jeremy Corbyn parti manifestosunu açıkladı. Türkçede alıştığımız tabirle, seçim beyannamesi. Aslına bakılırsa hedeflenenler çok temel. Ama neo-liberal düzen bizi o kadar bireyleştirmiş ki bu manifestoyu bile sarsıcı bulduk.

Mustafa: Batı basınında Corbyn için radikal sol veya sosyalist gibi tanımlamalar yapılıyor.

Murat: Corbyn birey olarak sosyalist olabilir ama partisi değil, manifestosu hiç değil; hepsinden ötesi buna gerek dahi yok! İşin güzel tarafı da bu; toplumda üstüne önyargı bulunan mülkiyet konusuna neredeyse hiç değinmeden büyük işler yapabiliyorsunuz. Sosyal demokrasiyi hatırlamak bile büyük bir sıçrama için kâfi.

Mustafa: Hocam manifestoda genel hatlarıyla ne bulunuyor?

Murat: Farklı alanlardan örnekler vereyim. Üniversite harçlarının kaldırılması (özel okullar dahil), sağlık sigortası kapsamına kanserin de dahil edilmesi, çocuk bakımında devlet desteğinin artırılması gibi toplumun temel haklarına vurgu yapılmış.

Mustafa: Peki doğrudan ekonomiyi ilgilendiren kısımlar?

Murat: İşçi Partisi Türkiye’deki sol partilerden ayrı olarak kuruluşu sendikalara dayanmakta. Bu nedenle olması gerektiği gibi işçi haklarına sık vurgu yapılmış. Sendikasızlaşma ve taşeron işçilik gibi çalışan sömürüsüne neden olabilecek konularda açık savaş sözü verilmiş.

Mustafa: Şu ana kadar bahsettiklerinizin hiçbiri radikal sayılamaz.

Murat: Kesinlikle öyle, en radikal daha doğrusu mülkiyete en dokunan kısmı KOBİ’lerin desteklenerek üretim amaçlarının mülkiyetinin çok uzun vadede toplum tabanına yayılması. Vergi yükünde %5’lik en yüksek gelir grubunun yükünün artırılması dikkate değer. En üst yönetici ücretinin en düşük ücretli çalışanın 20 katının aşmama sınırı da umut verici.

Mustafa: Özetle İşçi Partisi’ni 1 ayda %10-15 yukarı taşıyan manifesto baştan sona sosyal demokrat vaatlerden oluşuyor.

Murat: Öyle, ancak burada Corbyn’in kredibilitesi en önemli konu. Vaatlerde bulunmak kolay, zor olan inandırıcılığı sağlamak. Corbyn’in kredibilitesi kaynağı 40 yıllık siyasi geçmişi: 1983 yılında ilk kez seçildiğinden beri neo-liberalizme karşı boyun eğmemiş belki de tek milletvekili olması.

Mustafa: CHP’nin de 2015 yılındaki asgari ücret zammı da bu politikalara örnek teşkil edebilir mi?

Murat: Asgari ücret düşünülenin aksine sol değil, üstü örtülü sağ bir politikadır. Olumlu tarafları da olmakla birlikte genelde toplumun midesini doğrudan baskıcı iktidarın iki dudağı arasına bağlamak için kullanılır. “Bir Gün Herkes Asgari Ücretli Olacak” isimli yazının en sonlarında bunu detaylı konuştuğumuz için ayrıntıya girmiyorum. Mesela mazot 1 TL olsun söylemi. Yine ucuz ve popülist bir söylem; ilerici değil günü kurtarıcı. Zaten telif hakkı da Cem Uzan’a ait değil miydi?

CHP’nin İnandırıcılığının Tek Yolu Elitlerin Tasfiyesi

Mustafa: CHP’nin esas olarak yapması gerekenler?

Murat: Yukarıdaki hedefler böyle bir ortamda CHP’nin seçmen içerisinde yeni bir dalga yaratması için yeterli. Asıl mesele inandırıcılık. CHP yönetimi Corbyn’in sahip olduğu anti-kapitalist mücadele geçmişine sahip değil. CHP’nin toplumu ikna edebilmesi için böyle bir yönetimle temsil edilmesi gerekiyor.

Mustafa: Liderlik meselesi ya da Beyaz Türkler?

Murat: Hem evet hem de hayır. Beyaz Türk kavramı AKP’nin CHP tabanından alıp kendi tabanına dağıtırken seçmenin vicdanını rahatlatmak için sıklıkla dile getirdiği bir kavram. CHP yaklaşık %25 oy almakta; toplumun bu kadar büyük kesimi Beyaz Türk olsa zaten İsveç gibi bir refah ülkesi olurduk. Bununla birlikte bu söylemin haklılık payı hiç yok değil. CHP’nin içerisinde kökü Osmanlı paşalarına ya da tek parti iktidarına dayanmış suni gruplar var. Bu yapının CHP’den sökülüp atılması şart. Başka bir ifade ile “establishment” partiden atılmalı!

Mustafa: Hocam bu biraz sert olmadı mı, bu grup CHP’nin en üst düzey entelektüel birikimi değil mi?

Murat: Kesinlikle hayır. Bu grup yıllardır kendine çalışan, partiyi ve memleketi kendi mülkü gören, geriye kalan vatandaşlara tebaası gözüyle bakan insanlardan ibaret. Yalnızca ekonomik güçleri değil kültürel bakış açıları ile de rahatça tespit edilebilirler. Bunun için 1980 öncesi CHP’ye bakmak yeterli.

Mustafa: Ortanın Solu dönemi?

Murat: Bu dönemde başta Ecevit olmak üzere CHP içindeki görece genç ve cesur grup toplumun ihtiyaçlarını tespit etmekte isabetli davrandılar. İnönü’nün biraz da gönülsüz katılımı ile parti, ideolojisinin doğal sol duruşunu 1965’te nihayet itiraf edebildi. Bu itirafla birlikte elit grubun rahatı bozuldu. Onlar için mühim olan yalnızca cumhuriyetçilik ve laiklik. Ayrıcalıklarının devamlılığı için halkçılık ve devrimcilik ilkelerini ısrarla yok saymak işlerine geliyordu. CHP’nin o dönemde kendi özünü keşfetmesini kabullenemeyenler Cumhuriyetçi Güven Partisi’ni (CGP) kurdular. Hemen ekleyeyim: bu parti aynı zamanda Demirel’in o dönemde kurduğu, sayısız katliamlara göz yuman, emperyalizmle iş birliğinden çekinmeyen ve sermayenin her zaman tam desteğini almış gerici Milliyetçi Cephe hükümetinde de yer aldı. 1975 senato seçimi (1961-1980 döneminde Cumhuriyet Senatosu da vardı) ile Ecevit’in CHP’si zirveye tırmanırken (%43,4), CGP siyasi tarihin çöplüğüne doğru yol alıyordu; çünkü toplumsal desteği hiç yoktu.

Mustafa: Genel başkanı da Turhan Feyzioğlu’nun ta kendisiydi değil mi?

Murat: Evet, şaşırdın mı? Şimdi torunu da CHP Genel Başkanı olmak istiyor. Böyle bir ekipçe yönetilen partinin seçmenlere sosyal demokrat vaatlerinde inandırıcı olması mümkün değil. Corbyn’in de farkı zaten buradaydı.

Mustafa: Bu inandırıcılık için liderlik değişimi yeterli mi?

Murat: Sol programın radikal olması gerekli değil dedik. Bu iyi haberdi çünkü başarılabilir. Kötü haberse parti liderinin değişiminin yeterli olmaması. Hatta üst yönetimin tamamen yenilenmesi de amaçlanan güveni sağlamaz. Partinin çok ciddi ideolojik duruşunu güncellemesi gerekiyor. Cumhuriyetçilik ve laiklik şüphesiz olmazsa olmaz. Ancak seçmende karşılığı %25’ten fazla değil. Milliyetçilik ve devletçilik ilkelerinin de yeniden yorumlanmadan savunulması artık mümkün değil. Milliyetçilik, vatanperverliği esas alan bir şekilde güncellenmeli. İşçi Partisi manifestosunda da birkaç peşkeş çekilmiş ya da özelleştirme sonrası ciddi verim kaybı yaşanmış sektörler dışında kamulaştırmadan bahsedilmiyor; çünkü artık cok geç. Devletçilik ilkesi kamunun etkin denetimi, eğitim ve sağlık alanlarında devletin yetkinliği şeklinde yeniden ele alınmalı. Ama esas farkı yaratacak olanlar diğer iki ilke.

Bu Partinin Kuruluş İsmi “Halk Fırkası”

Mustafa: Israrca Halkçılık ve Devrimcilik diyorsunuz?

Murat: Bu partinin kuruluş ismi “Halk Fırkası”. Halkçılık “Sağcı Atatürkçü” öğretim sisteminin bize dayattığı yalnızca “ırk, din, dil, renk, mezhep” ayrımcılığı olmaması değil. Bu çok sığ bir tanım. Halkçılık sosyal adalet ve sosyal devlet demek. Devrimcilik de parti programının çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde halkı esas alarak sürekli yenilenmesi demek. Sağcı Atatürkçü sistemin bize öğrettiği inkılapçılıktır, devrimcilik değildir.

Mustafa: Sağcı Atatürkçülük?

Murat: CHP Ortanın Solu ideolojisi ile sol politikaya ısınırken, kişisel çıkarları için gemiden kaçanların çıkardığı uydurma ideolojinin ismidir bu. Atatürk’ten yalnızca cumhuriyetçilik ve laiklik ilkelerini alan; sosyal adalete asla arka çıkmayan ve devlet kapitalizmi ile egemenliklerini sürdürmek isteyen elit grubun hayalidir. 1971 muhtırası ve 1980 darbesinin ideolojisidir. Ülkemizin bürokrasisi de eğitim sistemi de yıllarca bu ideolojiye teslim edildi. Sonunda vardığımız nokta AKP ve FETÖ oldu. Artık devlet de eğitim sistemi de sağcı Atatürkçü bile değil, tamamen gerici.

Mustafa: Sağcı Atatürkçülük olamaz mı?

Murat: Olamaz! Atatürkçülük doğası gereği solcudur. Kökenleri Marksist harekete dayanmaz bu kesin, ancak halka dayanır. Dönemin koşulları (Hitler, Stalin ve Mussollini ile aynı dönemde lider olmak) yer yer Jakoben uygulamalara yol açsa da Atatürk ideolojisini halka dayandırmak istemiştir. Bizlere miras bıraktığı Ortanın Solu’ndan da daha soldur, yalnızca sınıf ayrımına dayanan Marksizm’i kabul etmez.

Devrimcilik İlkesi CHP’yi Düzen Partisi Olmaktan Çıkarır

Mustafa: CHP devletin ve düzenin partisi değil mi?

Murat: Devrimcilik ilkesini çalıştırdığınızda değil. Üstelik devlet artık sağcı Atatürkçü bile değil. CHP şimdi değilse ne zaman devrimciliği hatırlayıp baskıcı devlete karşı halkın yanında yer alacak? Sorun şu ki CHP mevcut yönetimle bunu yapamıyor hatta tahayyül dahi edemiyor. Mesela yalnızca Kılıçdaroğlu ya da çevresi değil, çok daha ideolojik. Ama hala mümkün.

 

Öz Yönetim HDP’ye Yetmez; Sosyal Devleti de Amaçlamalı

Mustafa: Hocam izninizle HDP konusuna da değinelim. İskoç Ulusal Partisi’nin (SNP) son seçimlerdeki büyük kaybından (milletvekili sayısının 2 yılda 56’dan 35’e düşmesi) HDP’nin de ders alması gerekli demiştiniz.

Murat: Kesinlikle. Ben de oy oranlarını söyleyeyim. SNP, 2015 yılında İşçi Partisi’nin çöküşünden faydalanıp oy oranını %20’den %50’ye çıkartarak muazzam bir sıçrama yapmıştı. Üstelik 2014 yılındaki İskoç bağımsızlık referandumunu kaybetmesine rağmen. Aynı SNP yalnızca 2 yıl sonra 2017 seçimlerinde %37’ye geriledi. Şaşıracaksınız ama bunun tamamına yakınını merkez sağdaki Muhafazakâr Parti’ye kaybetti, İşçi Partisi’ne değil.

Mustafa: İşçi Partisi’nin patladığı seçimde İskoçya’da Muhafazakârlar patladı.

Murat: Aynen. Bu bize 7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında Kürt seçmenin bir kısmının HDP’den AKP’ye kaymasını anımsatıyor. SNP muhafazakarlara kaybedeceklerini İşçi Partisi’nden telafi etmeyi hedeflerken Corbyn ve manifestosu bu oyunu bozdu. Çıkan sonuç su: yalnızca özerklik ve öz yönetim gibi vaatlerle seçmeni uzun süre partinizde tutamazsınız. Özellikle iktisadi sıkıntının baş gösterdiği durumlarda her zamankinden daha da fazla sol olduğunuzu hatırlamalısınız.

Mustafa: HDP sol değil mi?

Murat: CHP ne kadar sol ise HDP de o kadar sol. HDP’nin insan hakları gibi konulardaki hassasiyeti önemli ama bu iktisadi solculuk değil, libertaryanlık. Son dönemde kavramlar sıklıkla karıştırılıyor. Sol politika için çalışan hakları, adil vergilendirme, sosyal adalet, kamu eğitim ve sağlık hizmetleri gibi konularda vaatlerinizin olması gerekli. HDP bu konularda maalesef CHP gibi; göstermelik solcu.

Mustafa: HDP ne yapmalı?

Murat: HDP’nin 7 Haziran sonrası büyük oy kaybı PKK mevzusu ile ilgili. Bu başlı başına ayrı bir konu olduğu için bir kenara bırakıyorum. Bununla birlikte HDP güçlü olduğu bölgelerde sol iktisadi politikaları savunamazsa yeniden taban oyuna çekilmek zorunda kalır. 7 Haziran’da %13,3 oy olan parti, 1 Kasım’da %10,7’ye düşmüştü; bu koşullar altında %8’e çekilebilir. Kazançlı çıkacak gruplar yalnızca AKP ve PKK olur.

 

Solun Cevabı: Erdoğan’ın Gaddarlığı, Laiklik ve Sosyal Adalet Olmalı

Mustafa: Öyleyse Corbyn’in manifestosu Türkiye için de bir reçete niteliğinde.

Murat: Evet ve acilen uygulanmalı. 16 Nisan halk oylaması ve sahte sonuçları neticesinde baskı rejimini sona erdirmenin tek yolu %50’yi aşıp halktan birini cumhurbaşkanı seçmek. Referandumda HAYIR diyen CHP, HDP seçmenleri ve büyükşehirlerde yaşayıp MHP’ye oy veren Erdoğan’dan rahatsız kesimin oyunu bir bütün olarak alabilmenin başka yolu da yok. Sağcı kesimi birleştiren unsurlar: Erdoğan’ın karizması, siyasi İslam ve devlet olanakları. Solun cevabı: Erdoğan’ın gaddarlığı, laiklik ve sosyal adalet olmalı.

Mustafa: Çatı aday?

Murat: Yine başarılı olamayacaktır. Genel başkanların tokalaşması seçmeni sandıkta birleştirmiyor. 2014’te CHP ve MHP; 2017’de de AKP-MHP iş birliği başarılı olamadı. Birlik ortak idealler üzerinde olabilir. Referandumda HAYIR oyu kullananların şu anki ortak noktaları laiklik ve Erdoğan’ın zulmü. Ancak bu noktalar cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalif tek aday için yeterince birleştirici değil. HAYIR’cıların ittifakı için sosyal adalet harç olarak kullanılmalı. “1 Kuruşu Hatırlayan Var mı?” isimli yazıda belirttiğimiz üzere iktisadi durum kurbağanın tencerede hafif hafif kaynatılması misali ülkeyi yavaşça krize sürükleyecek. Kötüleşen ekonomik ortam “Sosyal Adalet” propagandası için uygun koşulu sağlıyor. Aksi takdirde belki Erdoğan ya da partisi bir gün devrilir ancak başka bir sağ lider ya da parti ile aynı gerici yönetim devam ettirilir.

Mustafa: Britanya seçimleri bu kadar ilham verici olabilir mi?

Murat: Yankıları birçok yere ulaşacak. Trump’ın temsil ettiği değerlere karşı Macron ve Trudeau liberalizmi değil; yalnızca sol dayanışmanın kazanma şansı var. 2018 1 Mayıs’ıyla birlikte bunu gözlemleyeceğiz; yeter ki Türkiye’de sol bu akıma gözlerini kapatmasın.

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

2 thoughts on “Corbyn’i Anlamak: Sol Görünümlü Elitlerin İmhası

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s