Cidden Bu Nedir?

Bu blogun yazarlarından – henüz şahsen tanışma fırsatı elde edemediğim – İlker geçenlerde Facebook hesabında yukarıdaki Nasreddin Hoca resmini paylaştıktan sonra sordu: “Bu nedir?”

 

Harika bir soru çünkü ancak bunun ne olduğunu inançla aramaya başlarsak bazı büyük eksikliklerimizle yüzleşme fırsatımız olacak. O nedenle ben de aklıma gelen birkaç cevabı burada paylaşmak istiyorum:

 

Sanata derinlikli bir bakışımız olsaydı bu büyük ihtimalle bir Kitsch çalışmadır diyebilirdik. Ah keşke de öyle olsaydı. Ama kendimizi kandırmayalım. Bu zevksizliğin anıtıdır. Arkasında naif hatta sevimli bir etrafını güzelleştirme isteği bulunabilir ama yine de doğruya doğru, çok zevksiz bir ucube bu.

Cidden Bu Nedir 3

Ayrıca da Kırkağaç ilçesindeki Kavun heykeli ya da Denizli ilindeki Horoz heykeli ve diğerleri ile de yakınlığı ortada. Halkımızın avam düzeyde soyutlama yapamadığının bir kanıtı. Bir ilçe kavunuyla, diğeri Nasreddin Hocası’yla ünlü olabilir ve bunu ziyaretçilerine anlatmak isteyebilir. Ama bu anlatımın tek mümkün yolu yol kenarına dümdüz bir şekilde kavun, Hoca, horoz vs. heykeli dikmek midir? Doktora mı yaptığım okul Boston’da Charles Nehri kenarındaki Esplenade’de Ralph Helmick tarafından müzisyen ve kondüktör Arthur Fiedler anısına yapılmış bir heykeli aşağıda paylaşmak istiyorum.

Cidden Bu Nedir 2

Dikkat ederseniz, Arthur Fiedler’in bir müzisyen ve kondüktör olarak hareketli, ritmik, akıcı yaşamı yüzündeki ileri geri yatay dalgalanmalarla ustaca heykele aktarılmış. İşte bu soyutlama ve anlam katma yeteneği neden bizim halkımızda yok bir defa bunun açıklanması ve bu sorunla mücadele edilmesi gerekir. Cevap açık aslında, eğitim diye bir kaygımız olmadığı için. Eğitimsizlik demiyorum direkt, eğitilmiş halkımızın bile aslında sadece ezbere alıştırılması diye de bir sorumuz var çünkü. Çocuklarımızın beynini daha farklı nasıl olabilirdi sorusuna çok erken kapatmamız da bir nedendir. Diğeri ise zaten son yıllarda eğitimsizliğin, kitap okumanın, tartışmanın, başkalarının uzmanlığından yararlanmanın ne değerli şeyler olduğunun unutulmasıdır. Kısacası cehalet işte.

 

İlker’in paylaştığı heykel üçüncü olarak da uzmanlığın değerinin bilinmemesidir. Cahil cesaretidir. “Ben en güzelini yaparım” değilse bile belki “idare eder bir şeyler yaparım” densizliğidir. Doktorun yanından çıktıktan sonra hastabakıcı yakınına reçeteyi gösteren ve onun “şunu al, buna gerek yok telkinine” uyan adamın hastabakıcı yakınına yaptırdığı heykeldir bu. Ya da ekonomiyi, politikayı, sosyolojiyi, terörle mücadeleyi, hakkı hukuku; ekonomistten, siyaset bilimciden, sosyologdan, emniyet mensubundan, yargıçtan daha iyi bilen kahvehane müdavimlerinin eseridir. Haliyle aynı işsiz güçsüz ama her şeye “Ah ben olacaktım ki bak nasıl hallederdim.” diyen güruh sanatı da sanatçıdan daha iyi üretebilmektedir. Neden şaşırıyoruz ki?

 

Yani kısaca bu bir i) ucubedir, ii) soyut anlatım kaygısı olmayan dümdüz mantığın ifşasıdır, iii) uzmanlığa değer verilmemesidir. Ama sadece bu heykel kendisi değil, dikilebilmiş olması da anlamlıdır. Dikilmesinin anlamı cahil cesaretidir, denizin içinde olup denizi bilmeyen balık gibi zevksizliğinin farkında bile olmayacak kadar zevksiz olma halidir, umursamamaktır – çirkin olduğunu fark edenlerin bile “aman zaten ne olacaktı bu yol üstünde de” demesidir, boş vermişliktir, danışmamaktır (insanlara bir danışan olsa yine biraz daha iyi bir şey ortaya çıkardı diye umuyorum).

 

Aklınızda varsa hemen söyleyeyim, hiç öyle yeni Türkiye’dir falan diye işi politikleştirmeyelim. Şahsen ben her tartışmamızın politika tarafından esir alınmasını doğru bulmuyorum. Hayır, bu heykeller hep vardı ülkemizde. Kocaman üzüm tanelerinden heykelleri ya da çok kötü kahverengi boya kaplama ile yapılmış köfte heykellerini hepimiz gözümüzü açar açmaz ilk şehirlerarası yolculuğumuzda gördük. Bu heykel Türkiye’dir. Ne eski ne yeni; ne sağdaki ne soldaki; ne üstteki ne alttaki; tastamam Türkiye’nin kendisi bu ne yazık ki. Bu heykel ülkeme yakışmasa da ne yazık ki ülkemin üzücü gerçeğidir. Daha iyileri müzelerimizde veya iyi planlanmış şehir meydanlarımızda var. Eğitimin değerini bir idrak etsek her bir köşe başında da olur.

 

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s