12 Maddede Dev Bir Yalan: Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi

2017 yazını çoktan tüketip yeni Iphone modelini tartıştığımız şu günlerde, bilhassa da “Black Mirror”ın (teknolojinin hayatımızı nasıl değiştereceğini insani yönden ele alan modern kült dizi) yeni sezonunu beklerken, bu başlığın oldukça garip kaçtığının farkındayım.

 

Biraz geriye doğru gideyim o zaman. Her şey kötü bir gün geçirmemle başladı. İşe gitmediğim bir gün, bir planım da olmadığından, o günü tembellik yaparak evde geçirmeye karar verdim. Aylardır televizyon izlemiyordum, “evde TV keyfi” güne iyi bir başlangıç olabilirdi. Taksidi bitmemiş son teknoloji televizyonumun, her ay parasını ödediğim TV sağlayıcının ve ses sisteminin kumandalarına ayrı ayrı bastım.

 

12 Maddede Dev Bir Yalan Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi 2

 

Bu kadar teknoloji var de ne oldu? Önüme çıkan ilk kanal olarak TV8. “Survivor” reklamı dönüyor. Kaçarak kanal değiştirmeye başladım. Zap. Damat adayı detone bir sesle şarkı söylüyor. Zap. Hala “Çocuklar Duymasın” oynuyor. Zap. Genç kızlar garip elbiseler giymiş, çirkin kadınlar da onları eleştiriyor.  Her birini üçer beşer dakika izledim, sonuç: insan aklını zor tutar, öyle bir akıl tutulması. Entelektüelliğe, bilgiye, konsepte dair hiçbir şey yok. Zapping’e devam. Diziler daha beter. Dayının biri askere “inşallah ölürsün operasyonda” diyor, öbürü “âmin” diyor. Zap. Fakir genç kız ve onun eli silahlı, siyah takımlı ve lüks arabalı holding patronu adamı kocası yapma fantezileri. İşkence böyle devam ediyor.

 

Yılda 3 milyondan fazla televizyon satılıyor, bunların yarısından çoğu kavisli (curved), yarısına yakını 4K, neredeyse tamamı akıllı, hafızalı, internete giriyor, kayıt yapıyor… Peki ne oluyor bu kadar teknolojinin sonunda? Gene Esra Erol, hala “Çocuklar Duymasın”, hala vasıfsız insanların kavgaları, hala insanı maymuna çeviren yarışmalar, hala ölüm ve hamaseti öven diziler. Özetle televizyon cephesinde değişen bir şey yok (1). Tüplü TV’lere göre değişen tek şey Acun’u daha net görmemiz.

 

Neyse, “bari haberleri takip edeyim” dedim, televizyondan nasıl görünüyor? Öncelikle, haber yayınlarında sürekli aynı kişileri görüyorum. Yönetim kademeleri, hatta çoğu zaman eşleri, çocukları… Dinlemek istemediğim için 16 kere kanal değiştirip yine aynı sese denk gelmişliğim var. Burada da bitmiyor, aynı haberler, tüm kanallar tarafından aynı yorumlarla sunuluyor.

 

Türkiye’de çok farklı platformlarda ve teknolojilerde yayın yapan 1190 tane kanal var. Fakat yayın içeriği, yayında kullanılan hamaset dili (hain Almanya, Amerika’nın oyunu, ahlaksız ilişki vb…) ve genel olarak dil zenginliği açısından çeşitlilik tek kanallı dönemi aratır nitelikte.

 

Çokseslilikte değişen bir şey yok (2)

Televizyondan haber izlenmez deyip, internetten haber okumaya başlıyorum. Durum aynı. Köşe yazarları eğer hükümeti övmeyecekse, suya sabuna dokunmuyor. Yok “dün kedim kaka yaptı”, yok “kravatı şu renk alacağım”, yok “eylül ayını çok severim…”  Üstelik pek çok site, yorumları kafadan engellemiş, zira davalık olmak istemiyorlar.

 

 12 Maddede Dev Bir Yalan Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi 3

 

İnternet haberciliği çıkınca bir daha asla habere erişimimizin kısıtlanmayacağı, dünyanın asla eskisi gibi olmayacağı, haberin tekelinin kalktığı söylenmişti. Habercilik interaktif olacaktı, hepimiz parçası olacaktık. Maalesef interaktif habercilik yalan oldu, haberde tekel devam (3).

 

Haliyle, olan bitenden haber almak için sosyal medyaya karar verdim. Mesela evrimin müfredattan kaldırıldığını buradan öğrendim. Hemen merak ettim başka hangi ülkelerde kaldırılmış. Wikipedia’ya girdim, ama o da ne? Engellenmiş. En iyisi Google dedim, karşıma ilk çıkan sayfalarca site, parası ödenip en üste taşınmış bilimdışı siteler (Harun Yahya). Ortaokulda arkadaş derdi “evrim yalan abi, o zaman maymunlar neden insan olmuyor?”  Hah, işte tam olarak seviye bu ilgili sitelerde. Zorlayıp, sayfalar sonra Dawkins’in sitesine geldim. O da ne? O da yasaklı. Nasıl bir gerekçe olabilir, insan hayret ediyor doğrusu.

 

Türkiye’de yasaklı site sayısı üstel bir fonksiyonla artıyor. Son bilinen rakam 110.000 civarında. Bilgiye sınırsız erişim fantastik bir yalan (4).

 

Aramaya devam ederken, Facebook ilgi alanlarımı takip ettiğinden olacak, önüme evrimle ilgili bir video çıkarıyor. İzlemeye başlıyorum. O sıra “3 sn sonra reklam başlayacak” diye bir not geliyor ve video kesilip damacana su reklamı çıkıyor. Reklam izlememek için videoyu kapatıyorum, geri döndüğünde reklam kaldığı yerden devam ediyor.

 

12 Maddede Dev Bir Yalan Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi 4

 

Reklamsız, sermayesiz internet de yalan çıktı (5).  İşler televizyonda nasıl yürüyorsa burada öyle yürüyor. Hatta daha beter.

 

Haber akışında (newsfeed) başka içeriklere doğru ilerliyorum. Bir ev hanımı kontağım şifali bitkiler paylaşmış, tabi ki bilimsel bir içerik olmadığı gibi saçma sapan insanlar tarafından kulaktan duymak suretiyle oluşturulmuş bir içerik. Altında yorumlar, sohbetler. Ev hanımları yine gün yapıyor, şifalı bitkiler, tarifler, dedikodular havada uçuşuyor, ama sadece evde değil, internette.

 

Biraz daha ilerliyorum, bir mafya babasının milyondan fazla takipçisi olduğunu öğreniyorum. Girip sayfasına bakıyorum. Konuşmalar, sohbetler akla ziyan, tehditler, kabarmalar bini bir para. Fikirtepe’de bir kahvede miyiz, bilgiye erişimin iki parmağımızın ucunda olduğu siber alemde mi belli değil.

 

12 Maddede Dev Bir Yalan Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi 5

 

Türkiye’de Facebook’u her gün aktif olarak kullanan 30 milyondan fazla kişi var. Peki, bu tam olarak neyi dönüştürmüş durumda? Hiçbir şeyi. Eskiden ne yapıyorsak, aynısını internette yapıyoruz o kadar. Hala bilgiyi sevmiyor, hala yargılamaya bayılıyoruz. Toplumun artık dönüştüğü kocaman bir yalan (6).

 

Normalde hiç kullanmam, can sıkıntısı işte, Instagram’dayım. Açıkçası bu program neden var ve nasıl bir içerik üretiyor anlamakta zorlanıyorum. Birisi şarap bardağını koymuş, öbürü Pisa Kulesi önünde eğiliyor, diğeri melemen fotoğrafı çekmiş.

 

12 Maddede Dev Bir Yalan Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi 6

 

Instagram Facebook’un da beter versiyonu. İçerik ve bilgiye dair hiçbir şey yok. Sadece bol yazım hatası ve dudak fotoğrafı var. Dünyanın üstel hızla artan bir şekilde içerik ürettiği de nitelik açısından bir yalan (7). Senin ojeli ayaklarının fotosu olmasa dünya ne kaybeder?

 

Twitter daha elittir diyip oraya geçiyorum. Burada biraz yeniyim, Twitter bana tavsiyeler gönderiyor. Onu takip et, bak bu da ilgini çekebilir. Bakıyorum, hepsi zaten televizyonda ya da web sitelerinde az önce gördüğüm insanlar. Trend topic’lere bakıyorum, ülke gündemini kim belirliyorsa, buralar da az çok onunla aynı, zira maaşlı troller, bot hesaplar…

 

Bir gün herkesin 15 dakikalığına ünlü olacağı da dev bir yalan (8). Geleneksel yollardan kim ünlü ise Twitter’da da o ünlü. Üstelik, bu hesaplar profesyonel şirketlerce ve kalabalık çalışanlarca yönetiliyor.

 

Malum boş gün, biraz işlerimi halledeyim diyerek, e-ticaret sitelerine giriyorum. Önce biraz ev bakmaya başlıyorum. Ev ilanlarının neredeyse hepsi emlakçılar tarafından verilmiş. Üstelik yalan yanlış, eksik. Standart ve kataloglamaya dair hiçbir şey yok ki database fonksiyonlarını kullanabilesin. Araba ilanları da galeriler tarafından verilmiş, ama plakaların üzeri kapalı. Üstelik saçma sapan bir dil oluşturulmuş. Şirin bir ev: ancak şirinler boyutunda insanlar yaşayabilir. Çıtır hasarlı araba: Sağlam gömdük ama perte çıkartamadık.

 

12 Maddede Dev Bir Yalan Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi 7

 

İnternet üzerinden platform iş modellerinin komisyoncu sektörü bitireceği de tabi ki fos çıktı (9). Sadece, komisyoncular artık ofisleri yerine bu siteleri kullanıyorlar o kadar. Eğer ki bunu yapıp işi çözemezlerse, booking.com örneğinde olduğu gibi, siteyi kapattırıyorlar direkt. (İlgili yazı)

 

O sıra telefonum tıngır tıngır tıngırdamaya başlıyor. Malum, Whatsapp’tan mesajlar yağıyor. Farklı gruplarda geyikler dönüyor, lüzumsuz fotoğraflar geliyor. “Gıybet görls”, ya da “pis yedili” ya da “sultanbeyli drift” gibi saçma saçma gruplarda yine kafalar ütüleniyor. Bu arada “Whatsapp piyasa değeri en pahalı otomotiv şirketinden daha pahalı. Klasik endüstriler bitti. Sadece birkaç çalışanla birkaç yılda nereden nereye geldiler. Dünya eski dünya değil” diyenleri de duyar gibiyim.

 

Whatsapp geçtiğimiz yıllarda Facebook’a satıldı. Aynen Skype’ın Microsoft’a, Yahoo’nun Verizon’a, Youtube’un Google’a satılması gibi. Bilgi teknolojileri sektörü, sanıldığı kadar özgür ve fırsat dolu bir yer değil (10). Önünde sonunda üç beş tane büyük oyuncu var, küçükleri yutuyorlar ve aynı eskinin çelik veya kömür kralları gibi büyüyorlar. O konuda da değişen bir şey yok. Üstelik Whatsapp özelinde, hayatımızda değiştirdiği pek bir şey de yok. Her gün gördüğümüz ya da konuştuğumuz insanlarda bir de orada yazışıyoruz o kadar.

 

Whatsapp’daki bu boş muhabbetlere katlanamayıp sessize alıp (bak bu teknoloji faydalı, hayatta herkesi sessize alamıyorsun) biraz kitap okumaya karar veriyorum. Artık kitap da tamamen dönüştü değil mi? Alıyorum elime e-kitap okuyucumu, yeni bir kitap satın alacağım. Alacağım kitabın kanlı canlı baskısı 49 lira, e-kitap versiyonu 44 lira. “5 lira daha verir, hiç olmazsa evde kütüphanemde durur, yatmadan önce de kitap kokusu çekerim içime” deyip, aleti yere bırakıyorum.

 

E-kitap sektörü de yayınevlerinin, ek olarak da üreticilerin tekelinde. Mali olarak avantaj da getirmiyor. Yani, yine, kitap konusunda da değişen bir şey yok (11).

 

Canım biraz sıkıldı artık, tüm gün hiçbir şey yapmadım. Bari diyorum, bu sene güzel bir tatil ayarlayayım. Ne de olsa, dünya küçük bir köy, uçak biletleri de eskisi gibi değil, dünyadan yer beğenelim. Aklımda olan yer Güney Amerika. Meksika diye Google’a yazıyorum. Çıkan ilk sonuçlar duvar ile ilgili. Yine pek çok seyahat kısıtlaması haberi, zorlaştırılan vize koşulları ve mülteci krizleri. “Kapı gibi Avrupa Birliği var sınırların kalmasının en güzel örneği” diyene, son vize görüşmemde 32 belge götürdüğümü söyleyip kafa atabilirim. AB’nin sınırları kendi içinde kalkmış, dünyaya kapalı. Üstelik, Birleşik Krallık da çoktan ayrılma kararı aldı bile.

 

12 Maddede Dev Bir Yalan Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi 8

 

Dünyada ülkeler arasında sınırların kalktığı, dünyanın küçük bir köy olduğu dev bir yalan, bu konuda değişen bir şey yok (12). Sınırlar hiç olmadığı kadar belirgin.

 

Burada detaylı olarak işlemediğim pek çok başka konu da var, ama tekrar etmeye gerek yok. Değişimin şekilde ve araçta kaldığını, mantığın ve yaklaşımın değişmediği gerçeği apaçık. Hal böyle olunca, devlet aynı devlet, şirket aynı şirket, insan aynı insan. Bu yüzden ki, bir Youtube araması ile dünyanın tüm müzik arşivine ulaşabilecekken hala Serdar Ortaç sarkıları dinleniyor, bu yüzden sahibinden.com’un Maltepe oto pazarından bir farkı yok, bu yüzde internette yazılı kültürümüz yok, yıl olmuş 2017, hala dahi anlamındaki -de’ler bitişik, noktalamalar komple yanlış. Bu yüzden ki, yukarıda sayılı ürünlerin hiçbiri bizden çıkmadı, çıkmayacak.

 

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s