12 Yıllık Esarete Veda: Sigarayı Bırakmak

2012 Ekim. İlk uzun uçak yolculuğum. Yaklaşık 11 saat sürecek. Yepyeni bir ülkeye, ilk defa evimden bu kadar uzaklara gidecek, o sıralar her bir saniyesinden nefret ettiğim İstanbul yaşamıma küçük bir ara vereceğim. Ama bunların hiçbiri umurumda değil. Umrumda olan tek şey 11 saat uyanık ve sigarasız ne yapacağım. Çünkü 2005’ten beri sigara içiyorum ve başarısız bırakma denemeleri hariç uyanıkken hiç 11 saat sigarasız kalmamışım. İşte o an, sigaranın benim tercihim değil, esaretim olduğunu anladığım ilk an.

 

Sigarayı neden bırakmanız gerektiğini veya zararlarını anlatmayacağım. Zaten biliyorsunuz. Nasıl bırakacağınızı da anlatmayacağım, size kalmış. Bu yazıda, 12 yıldır (başarısız kısa denemeler müstesna) her gün bir paket sigara içen biri olarak, kendi tecrübem üzerinden, sigara içen kişinin kendi zihnindeki bitmeyen mücadeleyi, kişinin bunun farkına nasıl varabileceğini ve kazanabileceğini anlatmaya çalışacağım. Bir psikolog, bir doktor ya da bir uzman değilim; şimdilik, üç gün öncesine kadar, eski bir tiryakiydim. Bunun da bize sigarayı bırakmamızı söyleyen ama hiç sigara içmemiş kişilerin tavsiyelerine göre çok daha değerli olduğunu düşünüyorum.

Yöntem

Kişisel olarak çok ilgi duyduğum ve günlük hayatın hafif psiko-patalojik durumlarının üstesinden gelmede çok faydasını gördüğüm “bilişsel terapi”yi kullanmaya çalışacağım. Bilişsel terapi (cognitive therapy); psikoterapinin yaşayan efsanesi Aaron Beck (96 yaşında ve mutlu bir dedemiz, demek ki işe yarıyor) tarafından oluşturulmuş bir model ve düşüncelerimizin başı boş bırakılmaması gerektiğini, duygularımızı şekillendirdiğini, doğru yönetilen düşüncelerle duygudurumumuzun değişeceğini savunuyor. Sigarayı bırakırken mutsuz ve mahrum değil, mutlu ve enerjik olmak bu yaklaşımla mümkün.

İnsan Zihni Hataları-Tümevarım

Biz insanların zihni, çok çeşitli ve zorlu evrimsel süreçlerden geçerek bugüne ulaşmış. Biz onun düzenli bir yemek fabrikası gibi davrandığını varsayarken, o daha çok işlerin son anda yetiştiği ve karmaşanın hâkim olduğu bir Çin restoranı gibi. Çünkü sürekli üzerine koyarak ilerlemiş, yani çok ilkel zamanlardan kalma öğeleri var. İşte bunlardan biri de tümevarım.

Beynimiz, enerji kaynaklarını daha az kullanma eğiliminden ötürü, az veri ile çok karar veriyor. Bu onbinlerce yıldır hayatta kalmamızı sağlarken, sigara konusunda ise aslında bizi öldürüyor.

Sigara kötü kokan, içmeyen insanları rahatsız eden, ilk denendiğinde “asla içmem” diyeceğiniz bir ürün. Peki nasıl oluyor da insanlar sigaraya başlıyor? Üstelik sigara reklamları ve tanıtım faaliyetleri yasak olup, her yerde sigara aleyhine kampanyalar yapılırken. Neden insanlar sigaraya para verip başlama gereği duyuyor kokusuna ve dumanına rağmen?

Çünkü, insanların sigara hakkındaki düşünceleri reklamlar ya da Yeşilaycı kampanyalardan gelmiyor, doğrudan diğer insanlardan ediniliyor. Mesela, yemekten sonra sigarasını yakan bir insanı görüyorsunuz. Ne kadar da keyifli görünüyor. Adeta yemekten aldığı zevki katlıyor. Ya da bir gece bir mekandasınız, bir gurup arkadaşınız sigara içmeye çıkıyor. Sigara alanında bambaşka bir muhabbet dönüyor, onların o rahatlamış ve iyi hisseden hallerine bakıp, sigaranın çok iyi hissettirdiğini ya da rahatlattığını düşünüyorsunuz.

Sonra zaman geçiyor. Zor bir gün geçiriyorsunuz. Sigara içen arkadaşınız size bir sigara uzatıyor “Yak bir sigara”. Bir sorununuzu çözmüyor, ama insanlar kötü hissettiklerinde sigara içtikleri için öğrenilmiş bir hareket olarak yakıyorsunuz. Zaten dünyada en hızlı bağımlılık yapıcı maddelerden biri nikotin olduğu için, bir anda başlıyorsunuz sigaraya.

Ondan sonraki hikâyeyi biliyorsunuz. Sigara olmadığında kötü hissediyorsunuz, içtiğinizde iyi hissediyorsunuz, çünkü nikotin yoksunluğunu gideriyorsunuz. Her gün daha çok içiyorsunuz. Sonra bir gün sigara içmeyen arkadaşınıza bir sigara uzatıyorsunuz. O da başlıyor. Bu döngü böyle devam ediyor.

Bağımlının Zihni

Sigara içerken bir insan, iyi hisseder. Ama sadece eğer tiryakiyse. Sigarayı söndürdüğü an vücuttan nikotin çekilmesi başlar; huzursuzluk, konsantrasyon kaybı, rahatsızlık, olmamışlık hissi başlar. Nikotinin kanda yarılanma süresi 45 dakikadır ve insanlar ortalama bu aralıklarda sigara ister. Bu da günde bir paket içmeyi açıklar zaten.

Yine de her sigara bir suçluluk duygusu oluşturur. Kötü kokar, pahalıdır, antisosyaldir ve sizi öldürmektedir. Bu yüzden içici daha az içmek ister, fakat nikotin çekilmesinin etkileri de vardır ve bu bitmeyen bir zihin savaşıdır. Üstelik sigara içen kişide nikotin çekilmesi anında başladığı için, kişi sigarayı bitirir bitirmez modunu kaybetmeye başlar, ta ki yeni sigarayı yakıncaya dek. Bu yüzden ki, sigara içen kişi, ıssız adaya düşme gibi farazi durumlarda çok gerilir.

Sigara İçenin Ürettiği Bahaneler ve Karşı Bilişsel Yaklaşım

İnsan zihni ve vücudu çok karmaşık bir yapıya sahip. Bunlardan bir tanesi adaptasyon. Örneğin ilk sigara dumanına maruz kalan insan öksürür, ama buna alışır. Çünkü akciğerleri kendini bir balgam tabakası ile kaplar.

Beyin de kendine sigaranın sürekli kendini öldürdüğü, kötü koktuğu ve parasını tükettiği gerçeğini kabul ederek mutsuz olacağından, pek çok bahaneler üretir, durumu mazur görmek için. Şimdi bunlara bakalım, doğrularını ele alalım:

Bahane: Sigara içmek beni rahatlatıyor/ keyif veriyor.

Doğrusu: Sigara içmezsem gergin/ keyifsiz oluyorum.

 

Bahane: Sigara içmek konsantrasyonumu artırıyor.

Doğrusu: Sigara içmezsem konsantre olamıyorum.

 

Bahane: Sigara içmek iyi hissettiriyor.

Doğrusu: Sigarasızlık kötü hissettiriyor.

 

Bahane: Tadı ve kokusu güzel.

Doğrusu: Bebeğimi öpmeden önce dişimi fırçalamam gerekiyor.

 

Bahane: Bir zevkim bu var.

Doğrusu: Bir bağımlılığım bu var.

 

Bahane: Sadece alışkanlık.

Doğrusu: Sadece bağımlılık.

 

Bahane: Bir ara bırakırım.

Doğrusu: Sigarasız bir hayatı hayal bile edemediğim için erteliyorum.

 

Bahane: Sosyal bir davranış

Doğrusu: 2 saatten uzun her toplantı benim için kâbus.

Burada bütün mesele şu: sigaranın size olumlu olarak hissettirdiği ne varsa (keyif, rahatlama, zindelik, konsantrasyon vb.) sebebi yokluğunun tersini hissettirmesi ve sizin aslında sigara içmekle bunu gideriyor olmanız. Aslında yaptığınız şey çok kısa bir süreliğine normal insan olmak. Sigara içmeyen birisi, bu açıdan sizden binlerce kat üstün.

Nikotin krizleri?

Bu konuda doğrudan bir çözüm önerisinde kimse bulunamaz. Herkesin nikotin bağımlılık düzeyi ve eksikliğinde yaşadığı semptomlar farklı. Fakat, bir analoji var ki, kişiye oldukça iyi bir destek sağlıyor. Analoji Alan Carr’dan.

Sigara bağımlılığını yaratan iki adet canavar var. Biri midenizdeki küçük canavar, diğeri kafanızdaki büyük canavar.”

Küçük olan, ilk içtiğiniz andan itibaren nikotin istiyor, vermediğinizde sizi hafif semptomlarla rahatsız ediyor. Diğeri ise büyük canavar, o kafanızda ve siz daha sigara içmeye başlamadan önce oraya yerleşmiş oluyor; sizi sigaraya başlatıyor, her içtiğiniz sigarada sizi biraz daha bağımlı hale getiriyor.

Küçük canavarla mücadele kolay. Sigarayı bıraktığınızda, her nikotin krizi geldiğinde biraz daha zayıflıyor, zaten nikotin krizleriniz o canavarın aslında çığlıkları, çünkü ölüyor. Yaklaşık 3 gün içinde nikotin kandan tamamen çekilecek. 2-3 hafta süre içerisinde nikotine bağımlılığınız kalmayacak.

Zor olan büyük canavarla mücadele. O kafanızda. Eğer sigaranın keyif veren bir şey olduğunu düşünüyorsanız, büyük canavarı öldürmemişsiniz demektir. Onu öldürmezseniz, hayatınızdan, keyfinizden, rahatlığınızdan bir taviz verdiğinizi düşünürsünüz. Böyle düşünürseniz, belki tekrar başlamazsınız, ama çelik gibi bir iradeye sahip olmanız gerekir. En iyi ihtimalle mutsuz olursunuz. Oysa, sigaranın size verdiği herhangi bir şey olmadığını anlamalısınız, verir gibi yaptığı şeyler, zaten aldığı şeyler. Böyle düşündüğü için, yani sigarayı kafasından silmediği için 30 yıldır içmeyip hala sigara arayanlar var.

Özgürlük

Daha önce sigarayı bırakmada beş kez başarısız olmuş birisinin tabi ki tekrar başlama ihtimali kuvvetli. Ama şunu biliyorum ki, tekrar başlarsam da bunu severek ya da rahatlayarak yapmayacağım, aksine mutsuz olacağım. Canım sigara istiyor, ama kendime sorduğum soru şu oluyor:

“Şimdi içeceksin, ama orda bitmeyecek. 45 dakika sonra bir daha isteyeceksin, sonra bir daha. Tekrar, sigaradan başka bir şeyi düşünemediğin uçak yolculuklarına, uzun toplantılara, çocuğunu kül tablası kokusuyla sevmeye, işyerinde sigara paketinin bitmesi korkusuna, kısaca, esarete girmeye hazır mısın?”

Sonra HAYIR diyorum, ben ÖZGÜRLÜĞÜ seçiyorum. Kahveden, akşam yemeğinden, sohbetten, moladan sigarasız da keyif alabilmeyi seçiyorum.

Not1: Bu blogda 5 adet sigara içmeden bitirdiğim ilk yazı 🙂

Not2: Sigaranın iyi bir şey olduğunu düşündüğüm zamanlar oldu, özellikle en başlarda. Bu dönemde içtiğim sigaralardan çok keyif aldım. Aileden gizli gizli içmek, iç cepte paket taşımak vs. hep eğlenceliydi. Çünkü bende olumlu bir imajı vardı. Bu imaj, kısa sürede yıkıldı, kendini çaresizlik hissine bıraktı. Açıkçası, o sigaraların bedelinin 12 yıl daha içmek olacağını, aylar süren öksürükler, sigara tarafından kontrol edilen bir hayat ve yaklaşık 50bin TL (11 TL*365 gün*12 yıl) olacağını bilseydim herhalde o küçük zevkten de seve seve mahrum kalırdım.

Not3: Kapak karikatürü: Umut Sarıkaya

 

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

3 thoughts on “12 Yıllık Esarete Veda: Sigarayı Bırakmak

  1. 1 haftadır sigarayı bırakma uğraşı içerisinde olduğum da bu yazıya denk gelmem daha güzel oldu. Çok fazla içen biri değilim gerçi, 1 pk. sigara 3 – 4 gün gidiyor ama yine de hem ona bağımlı olarak yaşamak hem fahiş fiyattan ötürü tamamen bırakmaya karar verdim.

    Bir süreden sonra sigara içmek keyif amaçlı değil de zorunluluk gibi oldu. İçerken artık eskisi gibi hoşuma gitmiyor. Rahatsız olmaya başladım. Fakat bu sefer daha önceleri gibi tek seferde bırakmak yerine, çevremdeki insanların sigara içmesinden ötürü, günde 1 tane içiyorum. Onu da kısa süre sonra bırakıp, sigarayı tamamen hayatımdan çıkartmış olacağım.

    Sigara içmediğim günler daha neşeli, hareketli olmaya başladım. Ayrıca koku ve tat alma duyuları çok fazla değişiyor.

    Keşke bu yazının alkol olanı da olsa…

    Emeğiniz, paylaşımınız için size ve ekibe çok teşekkürler. Bu blog sitesini seviyorum. Başarılar.

    Liked by 1 kişi

    1. Merhaba, normalde bu tip yazılar yazmıyoruz, fakat müthiş bir şey olduğu için paylaşmak istedim. Alkolü sürekli alamayan bu nedenle de bağımlı hiç olmamış tiplerdenim ben, fakat psikolojik kısmında süreç tüm bağımlılıklar için aynı olmalı. Fizyolojik etkiler değişebilir tabi.

      Normalde azaltmayı tavsiye etmiyor uzmanlar, ama beni sigarayı bırakma fikrine alıştırdı. günde 6 taneye düştükten sonra bıraktım.

      Tavsiyem, 1 adet 2 adede çıkmadan kurtulun sigaradan.

      Beğen

  2. 4.gun 5.gun. Gibi yaşadıklarınızı ve hissettiklerinizi de yazarsanız çok iyi olurdu. Umarım bir daha başlamazsınız.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s