Ekonomik Büyüme: Sadece Zenginlere Yarar

1970’li yılların sonunda çok az kişi Reagan ve Thatcher ile yepyeni bir dünyada nefes alacağımızı hayal etmiştir. Bu yeni dünyada solcu aydınlardan sık sık duyduğumuz kadarıyla neo-liberalizmin etkisi altına girmiştik. Peki bu solcu aydınların ısrarla söyledikleri neo-liberal politikalar ne ki?

Bu politikaların temelleri 1989 yılında Washington konsensüs ile atılmış; bu politikalara bekçi olarak da iki kurum tayin edilmişti: IMF ve Dünya Bankası. Ana vurgu hep finansal liberalleşme, piyasaların serbestleşmesi ve kamunun küçültülmesi olmuştu. Bu neo-liberal ekonomi politikalarının sonucu birçok ülkede zengin ile fakir arasındaki gelir farkının uçurumlaşması oldu. İsterseniz bu iddianın arkasını biraz dolduralım.

Ekonomik Büyüme Sadece Zenginlere Yarar 2

Üstteki grafikte Türkiye’nin de aralarında bulunduğu OECD ülkelerinde 1981’den itibaren o ülkedeki en yüksek gelire sahip %1’lik kesiminin toplam gelirden aldığı pay gösterilmekte. Herkesin tahmin edebileceği üzere ABD ve Britanya gibi kapitalizmin beşiği ülkelerde ayrıcalıklı %1’lik kesimin gelirden aldığı pay neredeyse iki katına çıkmış. OECD verilerine göre 1980’lerde nüfusun en yüksek gelire sahip %10’luk dilimi en düşük gelirli %10’luk diliminden 7 kat fazla kazanırken bu oran günümüzde iyice bozulmuş tam 9 katına çıkmış.

Şimdi biraz geriye gidelim. Uygulanan neo-liberal politikalar sonucunda 2008 yılında dünyanın 1929’dan beri gördüğü en derin finansal krizi yaşamıştık. Bunun sonucunda da her zaman olduğu gibi fatura ücretli çalışan kesime çıkarılmış; gelir dağılımı eskisini de aratır biçimde bozulmuştu. Ancak biz bu gerçeği hamasi bir nutuk şeklinde bırakmayalım ve nasıl ölçülebildiğini de burada kısaca açıklayalım.

Gelir dağılımı eşitsizliği nasıl ölçülür? Gelir dağılımı eşitsizliği daha teknik ve detaylı yöntemleri de olmakla birlikte; yaygın olarak Gini katsayısı ile ölçülür. Gini katsayısı, 0 ile 1 arasında bir değer alır; sıfıra yaklaşmak gelir dağılımındaki eşitliği, 1’e yaklaşmak ise bozulmayı ifade eder. Hemen Türkiye’nin de OECD ülkeleri arasındaki Gini sıralaması yerini belirtelim: maalesef Türkiye bu katsayının en yüksek olduğu 4. ülke konumunda. Daha basit bir ifadeyle Türkiye, OECD içerisinde 2015 yılı itibarıyla gelir dağılımının en adaletsiz olduğu 4. ülke!

Ekonomik Büyüme Sadece Zenginlere Yarar 3

Türkiye’de Gini katsayısının tarihsel gelişimini aşağıdaki grafikten takip edebiliriz.

Ekonomik Büyüme Sadece Zenginlere Yarar 4

Türkiye’de gelir dağılımı araştırması, “gelir ve yaşam koşulları araştırması” adı altında yıllık bazda TÜİK tarafından yapılıyor. Yukardaki grafik bu raporlardan 2002-2016 yılları arası için derlenmiş. Grafik çok dalgalı; istatistiksel olarak alt kümeler halinde incelemekte yarar var. 2002-2010 yılları arasını içeren ilk dönemde Gini katsayısı sınırlı biçimde de olsa 0,44’ten 0,40’a düşmüş; dolayısıyla gelir eşitsizliği bir nebze azalmış. Ara dönem olan 2010-2014 yıllarında ise Gini katsayısı yatay seyretmiş. Asıl hikâye 2014 yılından günümüze gelen son dönemde. Bu sürede tekrar 0,40’tan 0,42’ye doğru Gini katsayısı artmış; gelir dağılımında yeni bir adaletsiz trend başlamış. Gini katsayısı çok teknik ve yorumlaması zor gelmiş olabilir. Öyleyse yine aynı veriden TÜİK tarafından türetilen; en yüksek gelire sahip %20’lik grubun toplam gelirden aldığı payı belirtelim: tam tamına %47,2. Ya en fakir %20? Yalnızca %6,2. Bu konudaki araştırmalarıyla son dönemde sıklıkla gündeme gelen Fransız iktisatçı Thomas Piketty ve arkadaşlarının hazırladığı veri seti de benzer sonuçlara işaret etmekte.

Ekonomik Büyüme Sadece Zenginlere Yarar 5

Yukardaki görsel ilk bakışta yeter düzey açıklayıcı gelmeyebilir. Mavi eğri toplumun en yüksek gelire sahip %1’lik kesimini, kırmızı eğriyse en düşük gelire sahip %50’lik kesimini temsil etmekte. Bu görselde öncekilere kıyasla çok daha açık bir şekilde 2002 yılından itibaren gelir dağılımındaki düzelme gözlemlenebiliyor. Bu düzelme 2008-2013 yılları arasında duraklamış; yani gelir adaleti ya da adaletsizliğinde bir değişim olmamış. Ancak 2013’ten itibaren işler açık bir şekilde bozulmaya başlamış. Yani bir şeyler yanlış yapılmaya başlanmış!

2002-2007 yılları arasında “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” uygulanmış, bu süreçte yaşanan yüksek büyüme oranlarından düşük kesim daha fazla faydalanmış ve gelir dağılımında göreli bir iyileşme sağlanmıştı. Bununla birlikte diğer OECD ülkeleri ile karşılaştırdığımızda Türkiye hala en adaletsiz paylaşımın bulunduğu ülkeler arasındaydı. Devam eden süreçte yapısal reformların sosyal tarafının eksik kalması ve yalnızca piyasa oyuncularının çıkarlarını gözeten kısımlarda bir şekilde reformların sürdürülmesi; nihayetinde gelir adaletsizliğine de yansıdı.

Şimdi bir de son dönemin güncel konusuna dokunalım: gazete manşetlerinde flaş haber olarak verilen Türkiye’nin 2017 yılı son çeyreğindeki esrarengiz %11,1’lik büyümesine. Düzeltmemizi en baştan yapalım: ortada %11,1’lik değil, bir önceki çeyreğe göre yalnızca %1,2 kadar olan bir büyüme oranı var. Ama bunun daha ötesinde: üstteki Gini katsayılarıyla açıkladığımız üzere; az veya çok olan büyüme toplumun sadece kısıtlı bir kesiminin cebine yaramış.

İşte ilk paragrafta neo-liberalizmin ne olduğunu soruduğumuz sorunun yanıtı da günlük hayatta bu: zenginler daha zenginleşmiş, fakirlerse küreselleşmenin ilk nimetlerine kandıktan sonra gerçekle yüzleşmiş.

Yazıyı bitirmeden son bir noktaya daha değinelim. Tüm bu değişimler esnasında iktidar ve muhalefet partilerinin günlük siyasetten öte gelir dağılımı üzerine kapsamlı bir tartışmasına şahit olduk mu? Cumhuriyeti oluşturan halkın ekonomik menfaatlerinin siyasi partiler tarafından yeteri kadar tartışılmadığı bir meclis; ne kadar halkın iradesi ve ne ölçüde halkın meclisi olabilir?

 

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

Ekonomik Büyüme: Sadece Zenginlere Yarar’ için 2 yanıt

  1. Yazıyı , kimin yazdığını bilmeden
    okumuş ve çok beğenmiştim . Herkesin anlayabileceği bir dille yazılmış,çok gerçekçi analizler yapılmış , Türkiye’nin ekonomik gerçeğini gözler önüne sermiş bir yazıydı.
    Yazarını merak edip baktığımda ise çok şaşırdım ve müthiş gururlandım.
    Evet bu güzel yazıyı sevgili Emre yazmış . Tebrikler Emre’ciğim, Daha nice güzel yazılarını okumak dileğiyle…

    Liked by 1 kişi

    1. Anne Merhaba , güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim , ben de şaşırdım açıkçası sizden yorum gelince 🙂

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s