Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir: Ankara

Yukarıdaki fotoğraf, birçoğumuzun zihnimizde Anadolu topraklarında kadim bir medeniyet tarafından inşa edilmiş bir yapıyı çağrıştıyordur. Peki, bu yapının hangi ilimiz sınırları içinde olduğuna dair bir tahminde bulunursak ilk olarak hangi kentleri sıralardınız? Mardin? Sivas? Elazığ? Konya? Eğer ipucu verecek olursam aşağıda fotoğrafa bakmanızı sağlayabilirim. Muhtemelen önemli bir kısmınız, bulunduğu ili tahmin etmiştir. Ancak bir bölümünüz şaşkınlık ve kuşku duygularına bürünmüştür.

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 2

Daha fazla uzatmadan sizi bir aşağıdaki fotoğrafa davet ederek gerçeği açıklayayım:

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 3

Evet; bahsetmeye çalıştığım yapı, adını Ankara’da yukarıda ismini gördüğünüz devasa alışveriş merkezinin bulunduğu semt ve metro istasyonuna vermiştir. Ankaralı olanlar önünden birçok kere geçip gitmiştir, ancak 13. yy’da Anadolu Selçuklu Devleti I. Alaaeddin Keykubat döneminden kalma bir eser olduğunu düşünmemiştir. Sanmayınız ki, bu esere hiçbir zaman değer verilmedi. Aşağıda bulunan fotoğraf, 1927-1937 arasında tedavülde bulunan 5 TL’lik banknota ait ve banknotun arka yüzündeki yapı sizlere anlatmaya çalıştığım Akköprü.

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 4

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 5

Akköprünün altından geçen akarsuyun adı, yukarıda da fotoğrafı bulunan Ankara Çayı. Cumhuriyetin ilk barajlarından olan Çubuk-1 Barajı’nın da üzerine kurulmuş olduğu bu çay, Akköprü’nün altından geçerek Ankara-İstanbul karayolu boyunca devam eder ve Sincan’dan sonra Ankara sınırlarını terk eder; nihayetinde Sakarya Nehri’ne karışıp Karadeniz’e dökülür. Ankara halkı, bu çayı özellikle AOÇ tarafındaki kötü kokusuyla hatırlar.

Akköprü kesimindeki oto sanayi bölgesi İskitler’in içinden geçen Ankara Çayı’nın çevresinin, halkın içeceklerini yudumlayarak tarihin ve doğanın tadını çıkaracak biçimde düzenlenmesi daha iyi olmaz mıydı? Halkın kentle barışık biçimde vakit geçirmesini sağlayacak yönetim anlayışı kent sakinlerini mutlu etmez miydi? Peki böyle bir kent yönetimi anlayışı en başta Ankara olmak üzere cumhuriyetimizde hiç oluşmamış mı? O halde, bu sorulara cevap aramaya çalışalım:

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 6

Yukarıda; Ankara Çayı’nın başlangıç noktası olan Çubuk-1 Barajı’ndan tarihi fotoğraflar ve bir kitabe görüyorsunuz. Çubuk-1’de kurucu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de sağlığında sıklıkla ziyaret ettiği bir köşk bulunmaktaydı. Baraj tamamlandıktan sonra ise Ankaralılara hizmet verme amacıyla bir göl gazinosu yapılmıştı. Göl gazinosu, yıllarca suya hasret Ankaralının özlemini gidermeye yaramış ve halkın iyi vakit geçirmesini sağlamıştır. İşletmeye alındıktan sonra Ankaralıların içme suyu ihtiyacını karşılamak için ve rekreasyon fonksiyonuyla hizmete alınmış olan Çubuk -1 Barajı’nın bugünkü hali ise içler acısı. Uzun yıllar boyunca kullanılmaz durumda olan göl gazinosu geçtiğimiz yıllarda Melih Gökçek’in başkanlığı döneminde yıkıldı ve bir cumhuriyet mirası yok edildi.

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 7

Yukarıdaki yapı ise Su Süzgeci. Çubuk -1 Barajı’ndan gelen suyu filtrelemek amacıyla 1936 yılında barajla beraber hizmete alınan yapı, Dışkapı’da Ziraat Fakültesi’nin yakınlarında bulunmaktaydı. Cumhuriyet döneminin sanayi mirası niteliğinde olup özgün bir mimariye sahip olan, lojmanları ve bahçesiyle beraber Ankara’nın simgelerinden birisi olma özelliği taşıyan yapı, şu anda devletin kavga halinde olduğu cemaat vakfının üniversitesine tahsis edildi ve 2013 yılında yıkıldı. Çok muhtemeldir ki “parsel parsel satılan” değerlerimizden birisi Su Süzgeci idi. Dünyanın diğer bir bölgesinde, İngiltere’de ise, 1865 yılında çalıştırılmaya başlanan ve işletme süresi dolduğunda bir müzeye dönüştürülen, Sanayi Devrimi tarihini bugünün Londralılarına yansıtan Crosness Pompa İstasyonu bulunmakta. Böylesi bir örneği belki de Su Süzgeci’ne uyarlayabilirdik; ancak, Ankara halkını asbestle zehirleme pahasına yok edilen Havagazı Fabrikası gibi, İller Bankası binası, Etibank binası gibi cumhuriyet dönemi mirasları korunacağı yerde saldırıya uğradı.

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 8

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 9

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 10

Su kaynağına sahip olmadığı düşünüldüğünden ötürü çekici bulunmayan Ankara’nın sembol mekanlarından olan Gençlik Parkı’nın fotoğraflarını yukarıda görebiliriz. Gençlik Parkı; Atatürk Orman Çiftliği, Çubuk Barajı, Güvenpark gibi cumhuriyetin erken dönem projelerinden birisi olup bir bataklık arazisine kurulmuştu. Fransız mimar Théo Leveau tarafından yapılan ve içinde gölet, çocuk bahçesi, açık hava tiyatrosu, çay bahçeleri ile gazinolar bulunduran park, 19 Mayıs 1943’te açıldı. Gençlik ve Spor Bayramı’nda açıldığı için bugünkü adını almıştı. Suya hasret olan Ankara’nın özlemini dindirme amacıyla kamu yararı gözetilerek hizmete açılan Gençlik Parkı, uzun zaman Ankaralılar için önemli bir uğrak yeri olmuştu. Ancak bu park, özellikle 12 Eylül Darbesinden sonra, ülkenin değişen genel zihniyetine uygun biçimde kendi haline bırakılıp işlevsizleşmeye başlamış ve günümüzde değerini büyük ölçüde yitirmiştir.

Gençlik Parkı’nın ötesinde, Ankara’nın birçok yerinde kayıp dereler bulunmakta. Bu dereler ismini kimi zaman semtlere, kimi zaman caddelere vermiştir. Kavaklıdere, Kirazlıdere, Hoşdere… Örneğin; Mavi Göl diye de bilinen Bayındır Barajı’ndan çıkan Hatip Çayı, Ulus civarında Ankara Kalesi ile Hıdırlık Tepesi arasındaki vadide Bentderesi adını alır. Bentderesi, Cumhuriyet Ankara’sını tasarlayan mimar olarak ünlenen Herman Jansen’in planlarında önemli bir yer kaplıyordu. Dere boyunca yeşil alan ve bir havuz planlayan Jansen’in Bentderesi üstüne düşündükleri uygulanamadan tarih oldu. Muhtemelen finansman yetersizliği önemli bir sebepti. Ancak daha sonrasında, koşulların uygun olabileceği zamanlarda yoğun göç, plansızlık ve 1957’deki büyük sel felaketi sonrasında plana uygun biçimde tasarlanabilecekken, dere yerin altına alındı. Bentderesi, cumhuriyet kadroları tarafından Ankaralıların sportif faaliyetlerle meşgul olacağı bir saha olarak düşünülmüşken, sonrasında adını verdiği genelevle başka bir şöhrete kavuştu. Özetle; cumhuriyet neslinin sağlıklı, mutlu bireyler olarak yaşaması için gerekli altyapı tasarlanmıştı. Fakat, toplumun değil şahsi refahını önemseyenler yüzünden tasarımlar hayata geçirilemedi.

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 11

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 12

Bir diğer değerimiz ise İmrahor veya İncesu dereleri olarak da anılan dere. Yukarıdaki fotoğraftaki manzara İmrahor Deresi’nin betona gömüldüğü yeri içeriyor. Ankara’daki nefes alınabilen nadir doğal mekanlardan olan Eymir Gölü’nden çıkıp nihayetinde aşağıdaki yapının içine girdikten sonra gözden kaybolur. Betona gömüldüğü yerden sonra İncesu Deresi adını alır. Buradan sonra eski TED Koleji’nin de bahçesinden geçer. İnanmayan bu videodan izleyebilir. Beton yapıya girene kadar ise harfiyatların döküldüğü, kurbanların kesildiği, çöplerin yığıldığı sahipsiz İmrahor Vadisi’nin içinden akmaktadır. İmrahor Vadisi, Ankara’nın doğal çevresi için oldukça önemli bir yere sahiptir. Vadi, kente hava koridoru oluşturarak temiz hava sirkülasyonuna katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla bölgenin yeşil alan olarak korunması ve yapılaşmaya açılmadan çevresinin düzenlenerek Ankara halkına kamusal hizmet sağlaması en doğrusu olacaktır. Fakat, iktidar zihniyetinin rant ve sermaye hırsını düşündüğümüzde bu bölgenin de tehlike altında olduğu sonucuna varabiliriz. Gökçek’in Kanal Ankara projesi İmrahor Vadisi’ni ilgilendiriyor ve halen gündemde. Dolayısıyla, ilerde kamu yararına bir proje olarak gelişip gelişmeyeceği son derece kuşkulu.

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir Ankara 13

Ankara’nın içinde daha sayamadığım, bir yazıya sığdırılamayacak miktarda doğal su kaynakları mevcut. Bunların arasında yalnızca bir kısmını dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Açıkça görüleceği üzere buradaki esas mesele; kendine özgü doğal koşullarıyla güzel ve çağdaş bir görünüme sahip olabilecek Ankara’nın zaman içinde gerici/ rantçı/ yağmacı zihniyet eliyle aşama aşama yok edilmesi. Doğal kaynakların halkın elinden koparılıp bir avuç egemenin emrine rant uğruna sunulması sonucunda ne yazık ki kentlerimize yabancılaştık. Derelerimizi ancak yoğun yağışlardan sonra sokaklarda bir facia sonucunda görebiliyoruz. Parklardan mahrum kalan vatandaşlar ise sağlıksız ve agresifler.

Cumhuriyetin kurucu kadroları havuzlarla, parklarla, spor alanlarıyla çağdaş bir Ankara yaratmayı hedeflemişlerdi. Bugünkü gibi olmasını şüphesiz istememişlerdi. Bizlere düşen görev, o günlerin zihniyetini özümseyip zamanın daha da ötesine taşımak.

Cumhuriyeti onlar kurdular, bizlerse onu yaşatıp muasır medeniyete ulaşacağız..!

Dipnot: Bu yazının hazırlanmasına “Su Uzmanı” İnşaat Mühendisi Hasan Akyar’ın Ankaralamalar adlı eserinin payı büyük. Ayrıca, “Ankara’nın Kayıp Dereleri” hakkındaki çalışmaları ve 2014’te düzenlediği yarışma ve fotoğraf sergisiyle faydalı bir hizmet sağlayan İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi’ne teşekkür ediyorum. Öte yandan, Ankara’nın gizli saklı mekanlarına ait fotoğraflar ve videolarla önemli bir kamusal hizmet verdiğini düşündüğüm Ahmet Soyak’ın takip edilmesinde fayda görüyorum. Son olarak, www.mimdap.org, lcivelekoglu.blogspot.com.tr, www.moblogankara.org adlı internet sitelerini de Ankara’nın doğal çevresiyle ilgilenenlere tavsiye ediyorum.

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

Derelerini ve Değerlerini Kaybeden Şehir: Ankara’ için 3 yanıt

    1. Selamlar. Teşekkür ederim öncelikle. Metro istasyonunun adı Akköprü. Ankamall genişlemeden önce ilk olarak Ankara’nın en büyük Migros mağazası içindeydi. Zamanla Migros Akköprü olarak anılmaya başlanmıştı. Mahallenin adı Zübeyde hanım olmakla birlikte saydığım sebeplerden ötürü Akköprü olarak anılır olmuştu. Yani oradaki kastım muhitin Akköprü olarak anılıyor olmasıydı.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s