Bir Yeni Babayı Kara Kara Düşündüren: Yeni Türkiye’de Eğitim

Az sonra kişisel bir eğitim tarihçesini okuyacaksınız. Anadolu’da bir kasabadan çıkan bir memur çocuğu diye düşünün. Ve ben, sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: “Çocuğum, öğretmen babamın 5 kuruş vermeden bana aldırdığı eğitimi alsın diye, ben 9 senelik, iyi bir okul mezunu mühendis olarak, yıllar önceden para biriktiriyorum.”

 

Sene 1991. Yani 27 yıl önce. İnternetin olmadığı, telefonun sınırlı olduğu yıllar. O sıralar Düzce il olmadığı için Bolu’ya bağlı olan Gölyaka’da yaşıyoruz. İlçenin nüfusu 5000 var yok. Bu ilçede üretime dair herhangi bir şey de yok. Bense, devlet memuru bir ailenin çocuğu. Bir gün oynarken babam alıyor beni anasınıfına götürüyor ve eğitim hayatım başlıyor. Daha 5 yaşındayım. Kırmızı önlüklerle nasıl da mutluyuz. İşin güzel yanı, aşağı yukarı tüm yaşıtlarım da aynı sınıfta. Memur çocuğu var, esnaf çocuğu var, durumu olan var, olmayan var. Bakın, devlet memurları dışında yabancının olmadığı bir yer, nüfus az, ama ana okulu var, tüm çocuklar orda, üstelik tek kuruş para verilmiyor.

1992‘de aynı yerde ilkokula başlıyoruz. Sınıfımızda VHS kasetleri oynatan cihaz, televizyon ve kasetler var. Laboratuvarlarda mıknatıslarla oynadığımızı, hikaye kitapları okumak için koşa koşa kütüphaneye gittiğimizi hiç unutmuyorum. Üstelik yok servis, yok çocuğu okuldan al, okula bırak karın ağrıları yok. Tüm çocuklar okula yürüyerek gidiyor, yürüyerek geliyor.

Sene 1997.  O sıralar Anadolu Lisesi şimdiki gibi alelade bir okul değil. Her çocuğun kazanabileceği bir yer de değil. Annemiz babamız çok çalıştırdı bizi, sınavı kazandık, Anadolu Lisesi’ne girdik. Anadolu Lisesi Düzce’de. İngilizce hazırlık sınıfındayız. Her gün gidip geliyoruz. Dil eğitimi ilkokuldan hemen sonra, ortaokula başlamadan önce, yani bir çocuğun gerçekten algılayacağı bir yaşta. Sonra, okulun köklü bir kültürü ve ağırlığı var. Yani, bir öğretmen “Anadolu Lisesi’nde çalışıyorum” dediğinde saygı duyacağınız yıllar.

1998 ve orta okul başlıyor. Ülke henüz inşaata teslim olmamış, ama okulların tesisleri parmak ısırtıyor. Mesela tam donanımlı bir resim sınıfı var, seramik kaplı. Müzik sınıfı keza. Fen bilgisi ve matematik dersleri İngilizce. Müfredat ağır, öğretmenler talepkar.

Sene 2000. 1999 depremi atlatılmış, tam bu sene  ziyan oldu derken, çadırlarda eğitime başlıyoruz. Koşullar zor, ama eğitim aralıksız, üstelik fazladan ders saatleri ile devam.

Sene oldu 2001, hala eski Türkiye’deyiz. Sınavlarda kopya yok, sorular okuduğunu anlama üzerine. Fen Lisesi’ni kazanıyorum. O sıralar gençlik, başımızda kavak yelleri. Macera olsun diye aileme uzak, memleketime yakın “Kırşehir Fen Lisesi” tercih. Bilime, ilime meraklı, öğrenmeye aç, pırıl pırıl gençlerle birlikteyiz. Her sene bilim fuarı yapıyoruz mesela halka bilimi sevdirmek için. Haftada 2 saat fizik, 2 saat kimya lab var. Laboratuvarlarda keşif yapıyoruz, haz alıyoruz.

Sene 2004. Eşekler gibi ders çalışıp üniversiteyi kazanıyoruz, benim payıma düşen ODTÜ, Endüstri Mühendisliği. Burada çok şey öğreneceğim, sadece meslek değil, ama bir de dünya görüşü alacağım.

Peki, neden sizi buraya kadar kişisel detaylara boğdum? Çünkü, anlatmak istediğim bir şey var: Yukarıda geçen, anaokulu, ilkokul, dil öğrenimi, Anadolu lisesi, Fen Lisesi… Neredeyse 5 kuruş ödemedi ailem. Üniversitede ise, çok da büyük bir meblağ olmayan harçları ödedim.

Bugün, 2018. Geçmiş müfredat değişikliklerini dehşete kapılarak okudum. Müzikten evrensel metodolojinin, kimyadan en temel matematiğin çıkarıldığını, deney tüpünün filan anlatıldığını öğrendim. Evrimin kaldırılması ise son damla oldu.

Fakat bu problemin küçük bir kısmı. Bir de işin parasal boyutu var. Şu an Türkiye’nin iyi bir üniversitesinden mezun, 9 yıllık bir mühendis ne kadar kazanıyorsa o kadar kazanıyorum. Eşim öğretmen, onun gelirini de tahmin edersiniz. Bir de 5 aylık kızımız var. Şimdiden onun okul masraflarını düşünüyorum.Ya çocuğumuzu bugünkü içi boş ve bilimdışı müfredata teslim edeceğiz, ya da parayı bayılıp özel okula göndereceğiz. Burada ilkokul için 20.000 lira civarı paralar. Ivırı zıvırı ayda ekstra 2000 lira düşüyor sadece okula. Daha yıl sonu gecesi vs. saymadım. Üstelik bu bahsettiğim alelade bir okul. Bazıları atanamayan öğretmenlerle filan dolu. Abartmadan söylüyorum, benim devlet okullarında aldığım eğitimin onda birini veremez, o kadar eminim.

Özetle, tam olarak özel okulların kucağına oturmuş durumdayız. Bu beni feci halde rahatsız ediyor. Liberal görüşlere sahip olsam bile, bu seçeneksizlik, bu açmaz kabul edilebilir değil.

Geçenlerde bir AVM’de, iç çamaşırı dükkanı ile kahve dükkanı arasında okul dükkanı gördüm. Vallahi okul dükkanı, eğitim satıyorlar. AVM’de. Kredi kartına 9 taksit yapıyorlarmış. Peki taksit geciktirince ne oluyor mesela? Şunu düşünmeden de edemiyorum: Eğer öğretmen babam ve hemşire annem biz iki kardeşi bugün okutmaya çalışsaydı neler çekerlerdi?

Bir Yeni Babayi Kara Kara Düşündüren Yeni Türkiye_de Eğitim2

 

Not: Bu arada bir dip not düşmek zorundayım. Eski sistemi savunduğum düşünülmesin. Eski sistemin de pek çok problemi vardı. İçi boş Kemalizm, militarist yaklaşım, öğrenci temelli olmayan öğrenme, daha sonradan icat edilen katsayı problemi vs.

Fakat bu problemlerin hepsi, bugünkü problemin yanında hiçbir şey. Çünkü, şu an eğitim sistemi, en temel fonksiyonu olan eğitmek işlemini yerine getiremiyor. Yani, eski problemli sistemi mumla aratıyor yeni hali. Öyle babadan parası olmayanların, yani nüfusun önemli bir kısmının, iyi bir eğitim alma şansı yok. Yok derken, az değil, harbiden yok.

Açık söyleyeyim, ben para biriktiriyorum. Abartmıyorum, çocuğum, öğretmen babamın 5 kuruş vermeden bana aldırdığı eğitimi alsın diye, ben 9 senelik, iyi bir okul mezunu mühendis olarak, yıllar önceden para biriktiriyorum. Eğitimin geldiği durum budur.

 

Yazımızı beğendiyseniz sosyal medya aracılığıyla çevrenizle paylaşıp, gönüllü olarak emek veren bizlere destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm gönderilerimizi sitemize doğrudan ya da Facebook ve Twitter sayfalarımıza üye olarak takip edebilirsiniz.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s