Neşet Ertaş: Anadolu’nun Yoklukla Terbiye Edilişi

Yazımı kışa çevirdin, bak gözümde yaşa Leyla’m, Mevlam ayrılık vermesin gökte uçan kuşa Leyla’m...   Üstteki dizeler, Neşet Ertaş’ın her duyduğumda beni derinden etkileyen Leyla’m türküsünden. Kendisini kaybedişimizin beşinci yılında, Neşet Ertaş’ı ortaya çıkaran “Anadolu’nun yoklukla terbiye edilişini” ele almak istiyorum. Bu kalıtsal pek çok problemimize de ışık tutacaktır. İç Anadolu değişik bir coğrafyadır. Yurdun … Okumaya devam et Neşet Ertaş: Anadolu’nun Yoklukla Terbiye Edilişi

12 Maddede Dev Bir Yalan: Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi

2017 yazını çoktan tüketip yeni Iphone modelini tartıştığımız şu günlerde, bilhassa da “Black Mirror”ın (teknolojinin hayatımızı nasıl değiştereceğini insani yönden ele alan modern kült dizi) yeni sezonunu beklerken, bu başlığın oldukça garip kaçtığının farkındayım.   Biraz geriye doğru gideyim o zaman. Her şey kötü bir gün geçirmemle başladı. İşe gitmediğim bir gün, bir planım da … Okumaya devam et 12 Maddede Dev Bir Yalan: Teknolojinin Hayatımızı Değiştirmesi

Türkiye: Sığınan Alman Profesörlerden, Göçen Türk Gençliğine

1933, Ankara.  "Biz fakir bir ülkeyiz. Sizlere layık olduğunuz ücretleri veremiyoruz. Ancak Mustafa Kemal'in kurduğu genç Türkiye Cumhuriyeti'nde sizler yeni bir bilimsel uyanış açacaksınız. Burada doğacak yeni bilimin feyizli ışıkları bütün dünyayı aydınlatacaktır. Bilim ve yöntemlerinizi getirin, gençlerimize bilginin yollarını gösterin." Dr. Reşit Galip, Milli Eğitim Bakanı “Ankara’da uzun bir masa. (...) Tam yedi saat, … Okumaya devam et Türkiye: Sığınan Alman Profesörlerden, Göçen Türk Gençliğine

Çağımızın Yeni “Din”i Sağlık ve Sahte Ayetleri

20 Yılda Tamamen Değişen Sağlıklı (!) ve Sağlıksız (!) Yiyecekler Listesi 90’ların ortalarıydı, ben daha çocuktum. Televizyonda, radyoda, afişlerde, kırmızı etin zararları anlatılıyordu: Kalp hastalıkları, kolesterol... Üstelik ızgara da o zaman en kötü gösterilen pişirme yöntemiydi. O sıralar, az yağlı pişirmeye imkân veren teflon ise bir kurtarıcıydı. Değerli bir üründü ve fiyatına rağmen kapış kapış … Okumaya devam et Çağımızın Yeni “Din”i Sağlık ve Sahte Ayetleri

Fethin (ve Gezi’nin) Yıldönümünde Neo-İstanbul: Gerçekten Sizin Şehriniz mi?

Hayır, bu sefer size İstanbul’daki mega projelerden, trafikten, astronomik ev fiyatlarından bahsetmeyeceğim. Bunları söylemek zekanıza hareket olur, zaten farkındasınız, görüyorsunuz, yaşıyorsunuz.  Bu yazıda, İstanbul -kalan her şeyini kaybederek- safi ticari bir ürün halini alırken, ondan ne kadar koptuğumuzu, İstanbul’u ne kadar tanıyamadığımızı, insani olmaktan ne kadar uzaklaştığını anlatmaya çalışacağım. Okumadıysınız, önce bu yazıda beyaz yakanın … Okumaya devam et Fethin (ve Gezi’nin) Yıldönümünde Neo-İstanbul: Gerçekten Sizin Şehriniz mi?

Güneşe Uçarken: Penguen’e Bir Okur Vedası

Öncelikle; çocukken karikatürleri, çizgi romanları, tatil kitaplarını aşkla okumadıysanız, aynı dergileri ezberleyene kadar evirip çevirmediyseniz, dergiye kapandığınızda saatin nasıl geçtiğini unutmadıysanız, kısacası bu büyülü dünyayı bilmiyorsanız, bu yazı sizin için pek bir şey ifade etmeyecektir. Çocukken o tadı almadıysanız, üzgünüm ama bir daha asla alamazsınız. Öte yandan, biliyorum ki, pek çoğunuz da benim gibiydiniz, o … Okumaya devam et Güneşe Uçarken: Penguen’e Bir Okur Vedası

Delirmek İçin Harika Bir Yöntem: İstanbul’dan Ev Almaya Çalışmak

Bir düşünürümüz demiş ki, “insanların toplu halde yaşama arzusu, deliliklerini fark etmeme isteğinden doğar.” Açıkçası İstanbul’daki ev fiyatlarını gördüğümde hissettiğim şey de tam olarak bu. Delirmişiz ama bunu toplu halde yaptığımız için fark etmiyoruz. Doktor’un Düşündürdükleri Geçenlerde doktor bir arkadaşım aradı, eşi de doktor. Gelirleri fena değil, fakat aileden kalan bir servetleri yok. Fatih’te kirada … Okumaya devam et Delirmek İçin Harika Bir Yöntem: İstanbul’dan Ev Almaya Çalışmak

Sınıfını Bilmeyen İşçi Sınıfı: Beyaz Yaka

Yazıya başlamadan peşinen söyleyeyim, solcu veya sosyalist değilim. Hatta, konsümerizm (tüketimcilik) hariç tutulursa, liberal olduğumu bile söyleyebilirim. Bu yazıyı okurken de bunu göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Sınıfsal Ekonomi modeli Her yazımızda olduğu gibi tanımla başlayalım. Öncelikle, işçi sınıfı nedir? Marx’ın ekonomik modeline göre (halen iyi bir model olduğunu düşünüyorum), proleterya olarak tanımlanan işçi sınıfı, … Okumaya devam et Sınıfını Bilmeyen İşçi Sınıfı: Beyaz Yaka

Booking.com ve Osmanlı’nın Matbaa ile İmtihanı: Yalnızlaşıp İçine Kapanmak

Booking.com Türkiye operasyonları durduruldu. Kabul edelim, bu ilk değil. Son da olmayacak. Fakat tıpkı Facebook, Twitter ve Youtube’da olduğu gibi hepimizin sık kullanması sonucu doğrudan çok etkilendik. Yoksa Über, Airbnb, Paypal gibi şirketlere çoktan ya büyük cezalar kesildi ya da işlemleri tamamen durduruldu. Öncelikle bir konuyu açık etmekte fayda var. Tabi ki global şirketler, ülkemizde … Okumaya devam et Booking.com ve Osmanlı’nın Matbaa ile İmtihanı: Yalnızlaşıp İçine Kapanmak

Bürokrasi (2): Kalkınmanın Anahtarı

Önceki yazımızda bürokrasinin tanımı, kötü örnekleri ve pek de farkında olmadığımız faydalarından bahsettik. İlk bölüme buradan erişebilirsiniz. Şimdi, neden kötü algıladığımızı tartışalım. Bürokrasinin Kötüye kullanımı Türkiye’de ve gelişmekte olan ülkelerde, bürokrasinin kötüye kullanımı ciddi bir problem. İlk olarak, kişiler, devletin verdiği yetkiyi kötüye kullanabilirler, işi hızlandırmak için rüşvet talep edebilirler. Bunu engellemenin kesin bir yolu … Okumaya devam et Bürokrasi (2): Kalkınmanın Anahtarı