Çağımızın Yeni “Din”i Sağlık ve Sahte Ayetleri

20 Yılda Tamamen Değişen Sağlıklı (!) ve Sağlıksız (!) Yiyecekler Listesi 90’ların ortalarıydı, ben daha çocuktum. Televizyonda, radyoda, afişlerde, kırmızı etin zararları anlatılıyordu: Kalp hastalıkları, kolesterol... Üstelik ızgara da o zaman en kötü gösterilen pişirme yöntemiydi. O sıralar, az yağlı pişirmeye imkân veren teflon ise bir kurtarıcıydı. Değerli bir üründü ve fiyatına rağmen kapış kapış … Okumaya devam et Çağımızın Yeni “Din”i Sağlık ve Sahte Ayetleri

Kendi Suyuyla “İç Savaş” Yapan Ülke: Türkiye

“Gelecekte savaşlar petrol yüzünden değil, su yüzünden çıkacak” Bu cümleyi ömrümüzde en az bir kere duymuşuzdur. Dünya’da belki bazı bölgelerde bu savaşlar gerçekleşecek, bunu bilemeyiz. Ancak Türkiye bu savaşların içerisinde yer almayacak. Bunun sebebi, Türkiye’nin başka bir ülkeyle su için mücadelesine gerek olmadığı. Neden mi? Çünkü su kaynaklarımızı yönetememekle biz zaten “Su İç Savaşı”nda her … Okumaya devam et Kendi Suyuyla “İç Savaş” Yapan Ülke: Türkiye

Başakşehir FK Niye Var?

Bu yazı bir futbol analizi değil. Üstelik fanatik bir taraftarca da kaleme alınmadı. Her ne kadar Fenerbahçe tutkum 1989 yılı 103 gollü şampiyonluğa kadar uzansa da birçokları gibi ben de 2011’den sonra futboldan epey uzaklaştım. Bir süre sonra fark ettim ki Real Madrid- Barcelona rekabetini daha yakından takip eder olmuşum. Yine de son 3 yıldır … Okumaya devam et Başakşehir FK Niye Var?

Fethin (ve Gezi’nin) Yıldönümünde Neo-İstanbul: Gerçekten Sizin Şehriniz mi?

Hayır, bu sefer size İstanbul’daki mega projelerden, trafikten, astronomik ev fiyatlarından bahsetmeyeceğim. Bunları söylemek zekanıza hareket olur, zaten farkındasınız, görüyorsunuz, yaşıyorsunuz.  Bu yazıda, İstanbul -kalan her şeyini kaybederek- safi ticari bir ürün halini alırken, ondan ne kadar koptuğumuzu, İstanbul’u ne kadar tanıyamadığımızı, insani olmaktan ne kadar uzaklaştığını anlatmaya çalışacağım. Okumadıysınız, önce bu yazıda beyaz yakanın … Okumaya devam et Fethin (ve Gezi’nin) Yıldönümünde Neo-İstanbul: Gerçekten Sizin Şehriniz mi?

Güneşe Uçarken: Penguen’e Bir Okur Vedası

Öncelikle; çocukken karikatürleri, çizgi romanları, tatil kitaplarını aşkla okumadıysanız, aynı dergileri ezberleyene kadar evirip çevirmediyseniz, dergiye kapandığınızda saatin nasıl geçtiğini unutmadıysanız, kısacası bu büyülü dünyayı bilmiyorsanız, bu yazı sizin için pek bir şey ifade etmeyecektir. Çocukken o tadı almadıysanız, üzgünüm ama bir daha asla alamazsınız. Öte yandan, biliyorum ki, pek çoğunuz da benim gibiydiniz, o … Okumaya devam et Güneşe Uçarken: Penguen’e Bir Okur Vedası

Delirmek İçin Harika Bir Yöntem: İstanbul’dan Ev Almaya Çalışmak

Bir düşünürümüz demiş ki, “insanların toplu halde yaşama arzusu, deliliklerini fark etmeme isteğinden doğar.” Açıkçası İstanbul’daki ev fiyatlarını gördüğümde hissettiğim şey de tam olarak bu. Delirmişiz ama bunu toplu halde yaptığımız için fark etmiyoruz. Doktor’un Düşündürdükleri Geçenlerde doktor bir arkadaşım aradı, eşi de doktor. Gelirleri fena değil, fakat aileden kalan bir servetleri yok. Fatih’te kirada … Okumaya devam et Delirmek İçin Harika Bir Yöntem: İstanbul’dan Ev Almaya Çalışmak

1 Kuruşu Hatırlayan Var mı?

2005 yılbaşında “Kötü günler mazide kaldı, bir daha geri gelmeyecek.” deyip bir hevesle liradan 6 adet “0” atmıştık. 2009 yılbaşında da paranın önündeki “Yeni” ibaresini kaldırıp “Tamam bundan sonra paramızın itibarı koşulsuz korunacak!” mesajını tüm dünyaya vermek istemiştik. Gel zaman git zaman çok kısa bir süre içerisinde 1 kuruşu enflasyon canavarına yedirdik. Bugünlerde 5 kuruşu … Okumaya devam et 1 Kuruşu Hatırlayan Var mı?

“1 Mayıs” Günü Sanayi 4.0’ın Düşündürdükleri

İnsanlık ilk Sanayi Devrimi’ni buhar gücünü ehlileştirmeyi başardığında yaşadı. Başta İngiltere olmak üzere 18.yy’nin ikinci yarısı ile 19.yy’nin ilk yarısında Avrupa’da teknik ve mekanik alanlarında o günün dünyasında inanılması güç değişimler yaşandı. Sonuçta fabrika düzeninde makineler ile yapılan üretim bazı ustalıkları bitirdi ve demir işleme, tekstil, tarım gibi sektörlerde niteliksiz işgücünün bir kısmını ıskartaya çıkardı. … Okumaya devam et “1 Mayıs” Günü Sanayi 4.0’ın Düşündürdükleri

Beyaz Yaka’nın Derin Uykusu

Mesai öncesine programlanmış toplantıya 5 dakika geç girmeni hafif bir azarla atlattığın, yalnızca 1 saatçik ek mesai yaptığın sıradan bir işgünü. Kendini yorgun argın eve attın, moralin her zamanki gibi bozuk ve el alışkanlığı ile açtığın LinkedIn’de gözüne ilk çarpan mesajlar:   “Asla pes etme!”   “Hayallerinin peşini bırakma!” “Umudunu kaybetme!”   Yazıların arka fonunda … Okumaya devam et Beyaz Yaka’nın Derin Uykusu

Sınıfını Bilmeyen İşçi Sınıfı: Beyaz Yaka

Yazıya başlamadan peşinen söyleyeyim, solcu veya sosyalist değilim. Hatta, konsümerizm (tüketimcilik) hariç tutulursa, liberal olduğumu bile söyleyebilirim. Bu yazıyı okurken de bunu göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Sınıfsal Ekonomi modeli Her yazımızda olduğu gibi tanımla başlayalım. Öncelikle, işçi sınıfı nedir? Marx’ın ekonomik modeline göre (halen iyi bir model olduğunu düşünüyorum), proleterya olarak tanımlanan işçi sınıfı, … Okumaya devam et Sınıfını Bilmeyen İşçi Sınıfı: Beyaz Yaka