Öyleyse, Ne Yapmalı?

İtiraf ediyorum yazının ismini koyarken Lenin’den esinlendim. Yine de 21. yüzyıl Türkiye’sinde olmayacak önerilerle karşınıza çıkacağımı sanmayın. Ne yapmalı? Bu soru cevapsız bir bilmece değil; hatta yanıtı gayet bilindik. Kendimize yakıştıramadığımız sınıfımızı kabullenmek, geçmişin kinini geride bırakabilmek ve diğer ülkelerdeki insanlarla empati kurabilmek şart. Bu reçeteyi uygulamak biraz zor, hatta çok zor; ancak imkânsız değil! … Okumaya devam et Öyleyse, Ne Yapmalı?

Bugün 3 Mart: Doğum Günün “Türk Devrimi”

Bu tarihin önemini hep atlıyoruz, sanırım tatil ilan edilmemesinden. Halbuki kutladığımız ya da andığımız birçok günden çok daha mühim bir dönüm noktasını bizlere hatırlatmakta. Darlanıp bunalıp dost meclislerinde tartıştığımız memleket meselelerini tatsız bir şekilde bitirirken hep söylediğimiz bir cümle var: “Türkiye, Avrupa’nın 500 yıllık Rönesans, Reformasyon, Aydınlanma ve İhtilal dönemlerini yaşamadı ki, onlar gibi olabilelim.”. … Okumaya devam et Bugün 3 Mart: Doğum Günün “Türk Devrimi”

Gelişemememiz Üzerine Mitler (1): Petrol ve İslamiyet

Hepimizin Türkiye’de çok sık duyduğu bir tanımlama: “Türkiye, gelişmekte olan bir ülkedir.”. Cümlenin içerisinde barındırdığı şimdiki zaman kipi bizim o an itibarıyla gelişmekte olduğumuza işaret etmekte. Bitmez tükenmez bu gelişimin sonunda da tabiatıyla bir gün “gelişmiş ülke” makamına ulaşacağımıza inanmaktayız. Osmanlı’nın amaçladığı Avrupa Kulübü’nün güçlü bir üyesi olmak ya da benzer şekilde Atatürk’ün muasır medeniyetler … Okumaya devam et Gelişemememiz Üzerine Mitler (1): Petrol ve İslamiyet